YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9215
KARAR NO : 2011/18572
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalının davacılara ait taşınmazı kiracı sıfatıyla açık otopark ve oto yıkama olarak kullandığını, davalılar aleyhine … 3.İcra Müdürlüğü’nün 2003/2332 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine … 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2003/599 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucu yazılı kira sözleşmesi ve yazılı delil olmadığı, davalının kabul ettiği kira bedelinin davadan önce ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve davanın kesinleştiğini, davalının kabul ettiği ve maliyeye verdiği kira sözleşmesindeki imzanın kendilerine ait olmadığının sabit olup, … 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/634 Esas, 2008/210 Karar sayılı ilamı ile davalının özel evrakta sahtecilik suçundan dolayı ceza aldığını, ödenen bedelin emsal kiralarla karşılaştırılamayacak kadar komik olduğunu, kira döneminin her yılın 1.ayının 12.günü olduğunu, 2000 yılı aynı döneminden başlamak üzere kira tespitinin talep ettiklerini belirterek kira bedelinin 12/01/2009 tarihinden itibaren başlayarak 20.000,00 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Kira sözleşmesi bulunduğunu, ancak kiranın miktarının belirlenen miktar üzerinden davacılar adına gönderildiğini, imtina etmeleri üzerine tevdi mahalli tayini suretiyle yatırıldığını, istenilen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
2011/9215-18572
Mahkemece, Taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmayıp dava konusu taşınmazla ilgili kira tespit davası açılması mümkün olmadığından davacı yanın kira tespiti talebi hususunun REDDİNE, davacı yanın ecrimisil davası açmakta muhtariyetine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar eldeki davada; dava konusu mecurun davalı tarafından kiracı sıfatı ile kullanılmakta olduğunu ancak mevcut kiranın düşük kaldığını belirterek kira bedelinin yeniden tespiti istemiş, davalı da kira aktini doğrulayarak, aralarında belirledikleri kiranın yatırılmakta olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Her ne kadar Mahkemece; kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra yeniden kira akti yapılmadığı bu nedenle taraflar arasında halen geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Borçlar Kanunu 263.maddesinde ki “İcar, muayyen bir müddetle akdedilip de bu müddetin hitamında mucirin malumatı ile ve muhalefeti olmaksızın mecurun kullanılmasına devam olunduğu yahut mukavelede fesih hakkında gösterilen ihbarı iki taraftan hiç biri yapmadığı takdirde, hilafına mukavele yok ise akit, gayri muayyen bir müddet için tecdit edilmiş sayılır” hükmü nazara alındığında mahkemenin aktin sona erdiğine ilişkin kabulü isabetli olmayıp taraflar arasındaki kira aktinin halen devam ettiğinin kabulü zorunludur. Bu nedenle, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle ile davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.