YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7671
KARAR NO : 2013/12694
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, … 10. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10494 sayılı …….. dosyasında 25.10.2010 tarihli karar uyarınca, …….. borçlusunun üçüncü kişi …….. nezdindeki hesapları üzerine haciz konularak icra dosyasına gönderilmesinin istendiğini, borçluya verilen çek karnesi nedeni ile hesabında bulunan 15.187,02 TL üzerinde davacı ……..nın rehin, takas mahsup haklarının bulunduğunu belirterek haciz kararına itiraz edildiğini, buna rağmen ikinci bir karar ile anılan hesaptaki paranın icra dosyasına gönderilmesinin istendiğini, buna yönelik şikâyet başvurularının kabul edilerek Yargıtay ilgili Dairesi tarafından onandığını, takibin devamı kararının tebliğinden itibaren yasal süresi içinde dava açtıklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, üçüncü kişi ……..nın haciz tarihi itibarı ile muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmadığını, istihkak davasını kanıtlamaya elverişli delillerin de sunulamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece …….. borçlusunun üçüncü kişinin, …….. nezdindeki hesabında bulunan 22.901,52 TL üzerine haciz konulduğu, 3167 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince muhatap ……..nın karşılıksız çıkan çekler nedeni ile yasal miktar kadar sorumlu olduğu, kısmen karşılıksız çıkması halinde ise kalan meblağı tamamlamakla yükümlü bulunduğu, bu nedenlerle, borçlunun davacı …….. nezdinde bulunan mevduatının her bir çek yaprağı için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak …….. lehine rehinli olduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından; özellikle iddianın ileri sürülüş biçimi dikkate alındığında dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı …….., 25.10.2010 tarihli haciz kararına verdiği 01.11.2010 tarihli yazı cevabında: borçluya çek karnesi verilmesi nedeni ile imzalanan çek taahhütnamesi uyarınca karşılıksız çıkan ve henüz muhatap ……..ya ibraz edilmeyen çek yaprakları bulunduğunu, bu nedenle, borçluya ait ………… numaralı hesaptaki para üzerinde rehin ve hapis haklarının olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmaktadır.
……..ca rehin hakkının …….. ile müşterisi (borçlu) arasında imzalanan çerçeve sözleşmede yer aldığı iddia edilmektedir. Esasen rehin hakkı, …….. ve müşterisi arasında imzalanan çerçeve sözleşmede yer alıyorsa ……..nın borçlusuna karşı ileri sürebileceği bu hakkını borçlunun alacaklısına karşı da istihkak iddiası olarak ileri sürmesi mümkündür. Bu nedenle Mahkemece yapılması gereken iş: öncelikle, çerçeve sözleşmeyi getirtip incelemek olmalıdır.
Diğer yandan, davacı ……..nın, çekle işleyecek hesap açarken ve çek karnesi verirken gerekli basiret ve itinayı göstermek zorunda olduğu da dikkate alındığında rehin hakkını sadece karşılıksız kalan çekler ve ibraz edilmeyen çekler ile ilgili olarak ileri sürebileceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle, haciz tarihi itibarı ile tamamen ya da kısmen karşılıksız kalan çeklerden doğan yasal sorumluluk miktarı ile henüz muhatap ……..ya ibraz edilmeyen çek yapraklarından kaynaklanan risk miktarı toplamının …….. kayıtları üzerinde yaptırılacak teknik bilirkişi incelemesi ile tespiti, oluşan sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Yargıtay’ın ve Dairemizin bir süredir istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı, 21.09.2011 Tarih, E.2011/17–51-K.2011/549)
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Kabule göre de; dava konusu hesaptaki para üzerinde, yasal sorumluluk ve risk miktarı toplamı ile sınırlı olarak üçüncü kişi …….. lehine rehin ve hapis hakkının bulunduğunun tespitine yönelik hüküm kurulmaması isabetli değildir.
Davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİKnun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.