YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6494
KARAR NO : 2018/9749
KARAR TARİHİ : 20.12.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma, 6762 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık … hakkında zimmet suçundan CMK’nın 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından aynı Kanunun 264. maddesi de gözetilerek sanığın temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mercince değerlendirilip gerekli karar verilebileceği gözetilerek, incelemenin sanıklar …, …, … ve … müdafi ile sanık …’nun görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet ve O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar …, … ve … haklarında 6762 sayılı Kanuna muhalefetten verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklar … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümlerde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık …’nun ve sanık … müdafin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında 6762 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
S.S. …Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Yönetim Kurulu başkan ve üyesi olarak görev yapan sanıkların kooperatife ait defterleri tutmamak şeklinde iddia ve kabul olunan eylemlerinin, suç tarihi itibarıyla 6762 sayılı Yasanın 67/3. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun hükümden önce 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ilga edilmesi üzerine aynı Kanunun 65 ve 562/1-d maddelerine göre idari para cezasına dönüştürüldüğü ve Kabahatler Kanununun 2. maddesindeki düzenleme gereğince de karşılığında idari yaptırım uygulanması öngörülen haksızlığın kabahat olduğu, sanıklar hakkında uygulanabilecek idari para cezasının miktarına göre suç tarihi ile inceleme günü arasında 5326 sayılı Yasanın 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sanıklar hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Sanıklar …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet, sanık … hakkında ise 6762 sayılı Kanuna muhalefetten verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
S.S. …Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapan sanıkların, tüm işlemlerin sanık … tarafından yapıldığı yönündeki savunmaları ve bu hususu doğrulayan tanık anlatımları, dosya arasında mevcut suça konu isnatlara ilişkin evraklarda Yönetim Kurulu başkan ve başkan vekilinin imzalarının bulunması karşısında; Yönetim Kurulunun suç tarihindeki görev dağılımı belirlenmek suretiyle, her bir sanığın iddianameye konu isnatlardan ne şekilde sorumlu olduğu ve sanıklar … ile …’ın eylemlerine iştirak ettiklerine ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçeleriyle gösterilerek hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sanık …’nın hükümden önce 27/10/2014 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafi ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.