Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/13702 E. 2018/15388 K. 19.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13702
KARAR NO : 2018/15388
KARAR TARİHİ : 19.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Sanığın, başka suçtan polis merkezinde gözaltına alınan kardeşi ile görüşmesi sırasında kardeşi ile aralarında başlayan tartışma sonucu kardeşini polis merkezi içine alarak uzaklaştıran görevli polis memurlarına yönelik sinkaflı sözlerle hakaret ederek, eli ile iteklemek suretiyle görevlerini yaptırmamak için direndiğinin kabul edildiği eyleminde, sanığın görevli memurlara yönelik hangi sözlerinin hakaret olduğunun, el kol hareketlerinin ve ittirmek şeklinde kabul edilen eylemlerinin direnme suçunun unsuru olan cebir boyutuna ulaşıp ulaşmadığının kanıtlara dayalı olarak Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde tartışılıp açıkça gösterilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, görevi yaptırmamak için direnme suçundan dosya içeriğiyle uyumlu olmayan “sanığın kişiliği, suçun işleniş şekli, sanığın kastının oluşumu ve yoğunluğu, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı sanığın eylemi sırasında müştekilere karşı uyguladığı cebir ve şiddetin boyutu nazara alınarak”, hakaret suçundan ise “sanığın kişiliği, suçun işleniş şekli, sanığın kastının oluşumu ve yoğunluğu, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak” gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,
b- Sanığın adli raporunda vücudunun çeşitli yerlerinde lezyonlar bulunduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının, görevli polis memurlarının da yaralanmalarının bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan haksız eylemin sanığın kendisinden kaynaklığı kabul edilerek TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerine ilişkin, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi hususunda yeterince irdeleme yapılmadan karar verilmesi,
c- Sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında polislerden birinin küfür ettiğini belirtmesi karşısında, hakaret suçu yönünden olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
d- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.