Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/14943 E. 2018/15106 K. 15.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14943
KARAR NO : 2018/15106
KARAR TARİHİ : 15.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 3/1. maddesinde açıklanan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki “orantılılık” ilkesine uyulmadan, somut olayın özellikleri gözetilip değerlendirilmeden, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütlerin soyut olarak yazılması suretiyle temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini,
2-TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında,
Sanığın cebir ve tehdit eyleminin sadece mağdur polis … …’e yönelik olduğu, olayın devamında sanığın mağdur polislere yönelik “beni buradan hiçbir güç alamaz beni götüremezsiniz” şeklindeki sözlerinin de ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve yeterli olmadığından, tehdit olarak değerlendirilemeyeceğinin anlaşılması, ayrıca mağdur polis …’in kollukta verdiği “… şahsın bana karşı saldırısı olmadı. Ekip arkadaşıma direnip tırnaklarıyla kollarından çizerek tehditte bulundu” şeklindeki beyanı karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, aynı Kanunun 43/2. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
3- Sanığın gözaltında kaldığı sürenin, TCK’nın 63. maddesine göre cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
4- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.