YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3275
KARAR NO : 2018/15192
KARAR TARİHİ : 11.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık …, Sanık … müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı (21/05/2014 tarihli 2013/293 Esas – 2014/237 Karar)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’nun yüzüne karşı verilen karara karşı temyiz süresinin sanık yönünden tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek sanığın yanıltılması nedeniyle, sanık …’na 07/12/2015 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı 10/12/2015 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu ve sanıklar …, … ve …’ın katılanlar …, … ve …’a karşı gerçekleştirdikleri hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nun 142/2-g ve 143. maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay, sanıklar … ve …’ın katılan …’a karşı gerçekleştirdikleri hırsızlık suçundan aynı maddeler uyarınca 5 yıl 5 ay ve mala zarar verme suçundan da TCK’nun 151/1. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, Göksun Asliye Ceza Mahkemesince verilen 27.02.2013 gün ve 14-58 sayılı hükmün sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18/11/2013 tarihli 2013/33708 – 2013/26793 karar sayılı ilamında sanıkların katılanlara yönelik eylemlerinin TCK’nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturması ve sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının sanıkların sorguları yapılmadan Mahkemenin 05.04.2012 tarih, 73-91 sayılı kararı uyarınca 2012/14 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesine karşın anılan 2012/14 esas sayılı dosyada da sanıklar … ve …’ın atılı suçlar nedeniyle sorguları yapılmaması gerekçesiyle bozulduğu, Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2014 tarihli 2013/293-2014/237 sayılı kararıyla Dairemizin bozma kararına kısmen uyulmasına karar verilerek sanıklar …, … ve …’ın katılanlar …, …, …’a karşı ve sanıklar … ve …’ın katılan …’a karşı gerçekleştirdikleri hırsızlık eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/2-g maddesine uyduğu belirtilerek önceki kararında direnildiği, ancak sanıklar … ve …’ın katılan …’a karşı mala zarar verme suçu nedeniyle bozma kararına uyduğunun belirtildiği, bu hükmün de Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve sanıklar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine söz konusu kararın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, 09.06.2015 tarihli 2014/2-583 ve 2015/201sayılı Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında sanıklar …, … ve … tarafından 16.09.2011 tarihinde işlenen hırsızlık suçu yönünden; sanıkların 142/1-b maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken 142/2-g maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına, sanıklar … ve … tarafından 29.09.2011 tarihinde işlenen mala zarar verme ve hırsızlık suçları yönünden yeni hüküm niteliğinde olması nedeniyle dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği gözetildiğinde sanıklar …, …’ın katılan …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen 21/05/2014 tarihli 2013/293-2014/237 esas sayılı hükümlere yönelik, sanıklar …, …, … ‘ın ise katılanlar …, … ve Hacıali Parlak’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan 19/11/2015 tarihli 2015/361 Esas – 2015/505 Karar sayılı hükümlere yönelik temyiz taleblerinin incelendiği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infazda nazara alınması mümkün görülmüştür.
I- Sanıklar …, …, … ‘ın katılanlar …, … ve …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar …, …’ın katılan …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen 21/05/2014 tarihli 2013/293-2014/237 esas sayılı hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1- Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçları işlemediklerini beyan ettikleri, sanıkların kullandıkları telefonların sinyal verilerine göre olay yerinde bulundukları dışında yüklenen suçu işlediklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- TCK’nun 142/2-g maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde ya da açık yerlerde bulunan büyük veya küçükbaş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği, konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleştirilen eylemlerin ise aynı Yasa’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek; katılan …’a yönelik hırsızlık eyleminin olay yeri inceleme raporuna ve krokisine göre katılan …’un iki katlı evinin giriş katında ahır olarak kullanılan yerden gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, katılanlara ait konutların eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleştirilen eylemlerden dolayı kurulan hükümlerde suç niteliğinde yanılgıya düşülerek TCK.nun 142/1-b maddesi yerine, aynı Yasa’nın 142/2-g maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.