Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/7446 E. 2013/19041 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7446
KARAR NO : 2013/19041
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şantaj
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre sanık müdafii tarafından yapılan temyizin aynı mahkemenin 13.11.2009 tarihli ek kararı ile reddine karar verildiği, ek kararın sanık müdafiine 09.12.2009 tarihinde tebliğine rağmen temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği ve bu nedenle temyize konu olmadığı kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen şantaj eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak,
5237 sayılı TCK’da sonuç cezaların içtima edilmesinin düzenlenmemesi karşısında, hükmedilen 6.000 YL ve 80 TL. adli para cezalarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın tebliğnameye uygun olarak, “sanığın sonuç olarak, 6.000 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm bu bağlamda ONANMAK suretiyle davanın esasına, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.