YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12904
KARAR NO : 2018/16592
KARAR TARİHİ : 02.10.2018
MAHKEMESİ :…… Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, 17.09.2014 tarihinde haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunu, borçlunun müvekkilinin damadı olduğunu ve müvekkili ile aralarında ticari anlamda hiçbir ilişki ve bağ olmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, haciz adresi ile borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin farklı olduğu, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, borçluya ait herhangi bir evraka rastlanmadığı, mahalde bulunan bilgisayarın oturum adının borçlu adına olmasının, 3.kişi ile aynı iş kolunda olmalarının ve akraba olmalarının, aralarında organik bağ olduğunu göstermeyeceği,bu doğrultuda mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi lehine olduğu, kanıt yükünün alacaklıda olduğu, davalı alacaklı tarafça davacı 3. kişinin istihkak iddiasını ve yasal karinenin aksini kanıtlayacak herhangi bir kanıtın sunulamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece, davalı alacaklı tarafından, 3. kişi lehine olan karinenin aksinin ispatına yönelik kanıtın sunulmadığı hususu davanın kabul gerekçelerinden biri olarak gösterilmişse de, davalı alacaklının cevap dilekçesinde gösterdiği tüm delilleri toplanmadan karar verildiği görülmektedir.
Bu sebeple, davalı alacaklının 31.01.2015 tarihli cevap dilekçesi ekinde gösterdiği tüm delilleri toplanarak ve özellikle davacı ve takip borçlusunun vergi ve … kayıtları getirtilerek takip borçlusunun davacıyla ve haciz adresiyle olan ilgisi ve ilişkisi netleştirilmeli, bu araştırma ve inceleme sonucu elde edilen bilgilerin dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.