Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2011/46766 E. 2013/34160 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/46766
KARAR NO : 2013/34160
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, yıllık izin ücreti ve TİS m.15/A-B gereğince gecikme ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 10.12.1986 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığını, sözleşmesinin davalı işverence 31.08.2009 tarihinde feshedildiğini, davalı şirket ile sendika arasında 01.01.2009 – 31.12.2010 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin yürürlükte olduğunu, TİS’nin 58.maddesinde, 15 yıldan 20 yıla kadar kıdemi olanlara her takvim yılı için 30 iş günü, 20 yıldan fazla kıdemi olanlara her takvim yılı için 33 iş günü yıllık ücretli izin verileceğinin belirtildiğini, bu nedenle davacının yıllık izin ücretinin tam olarak ödenmediğini, ayrıca TİS’nin 15/A-B maddesi gereğince gecikme ücreti ödenmesi gerektiğini iddia ederek, yıllık izin ücreti ve gecikme ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının, aynı mahiyette açılan miktarı farklı olan … 2. İş Mahkemesi’nin 2009/624 Esas sayılı davasından feragat ettiğinden bu davanın reddinin gerektiğini, şirketlerinin Rafineri olarak faaliyet göstermekte iken rafineri belgesinin terk ve iade edildiğini, Akaryakıt Terminali olarak faailiyet için yapılan müracaat neticesinde depolama lisansı alındığını, iş sözleşmesinin kağıt üzerinde feshedildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kıdem-ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti ve kıdem teşfik ikramiyesi yanında ayrıca ekstra paket ödemesi yapıldığını, davacının 01/09/2004 tarihi itibariyle işe girişinin ise faaliyet konusu değişikliğine bağlı yeni bir işe giriş niteliğinde olduğunu, işçinin hakları ödenerek tasfiye edilmiş hizmet süresinin yıllık izin süresinin hesabında dikkate alınamayacağını, geçmiş döneme ilişkin olarak müvekkili şirketi 31/08/2004 tarihi itibariyle ibra ettiğini, müvekkili tarafından yapılan ek paket ödemesinin, kıdem süresinin yeniden ve sıfır olarak başlaması amacıyla yapıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının … Tasfiyehanesinde başladığı çalışmasını, davalı işyerinin işlettiği istasyonda sürdürdüğünden dolayı davacının izni değerlendirilirken iki çalışmasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Öncelikle gerekçeli kararın davacının talebinin özetlendiği kısımda davacının taleplerinin tam olarak yazılmaması, talep edilen miktarların belirtilmemesi hatalıdır.
3-Taraflar arasında yıllık izin ücretinin noksan ödenmesinin TİS’nin 15/A-B maddesi gereğince gecikme ücreti gerektirip, gerektirmediği ve bu gecikme ücretine işletilen faiz noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Toplu İş Sözleşmesi”nin 15/B maddesi “Gecikme Ücreti; İşten ayrılmalarda, ilgili işçilerin her türlü haklarının ödenmesi (A) bendinde hükiimlenen ödeme süresini aşarsa, işçiye gecikilen her bir gün için çalıştığı kabul edilerek ve çalışmaksızın bir norma! gündelik ödenir” hükmünü içermektedir.
Taraflar arasında yıllık izin süresinin tespitine esas kıdem süresi ile ilgili uyuşmazlık söz konusudur. Varlığı ve miktarı çekişmeli olan izin ücreti alacağına Toplu İş Sözleşmesi”nin 15/B maddesi uygulanamaz. Mahkemece bu alacak talebinin reddi yerine gerekçe dahi gösterilmeden kabulü hatalıdır.
4-Dava kısmi dava olup, her kısmi davada verilen kararın aynı zamanda hakkın tamamına yönelik tespit hükmüde içermesi gerekmektedir. Mahkemece hüküm altına alınan alacakların toplam hak edilen miktarlarının kararda belirtilmemesi hatalıdır.
5-Ayrıca, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden, gerekirse denetime elverişli bir ek rapor alınmadan hüküm tesisi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.