YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6973
KARAR NO : 2018/12984
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile TCK’nun 75. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme sonucu 6831 sayılı Kanunu’nun 108/1. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Suç tarihinde 31 yaşında olduğu, soruşturma evrakına ekli ruhsat fotokopisinden anlaşılan ve 3 kental kaçak emvalin naklinde kullanılan … plakalı aracın; bilinen değeri, kullanım şekli, suç konusu emvallerin önem ve değeri, 25.02.2013 tarihinde trafikten çekilmiş olması, suça konu gün plâkasız halde yakalanması karşısında aracın, suça tahsis edildiği anlaşıldığından müsaderesinin TCK’nun 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete aykırı olmayacağının gözetilmemesi,
3-Suçun kaçak orman emvali nakletme olarak vasıflandırılması karşısında suçta kullanıldığı tespit edilemeyen motorlu testere ve el testeresinin müsaderesine karar verilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Kabule göre;
1- Sanığın İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2000/264 Esas 2004/43 Karar ve 14/09/2005 tarihli ek kararı ile örgüt üyesi olmak suçundan 1 yıl 15 gün, yağma suçundan ise 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum olması karşısında tekerrüre esas adli sicil kaydının yağma suçundan kurulan hüküm olması gerekirken örgüt üyesi olmak suçundan verilen ilâmın tekerrüre esas alınması,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen emvâl değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.