YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1762
KARAR NO : 2019/650
KARAR TARİHİ : 06.02.2019
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava konusu 2015/39944 sayılı ödeme emrinin 2015/1-9 dönemlerine ilişkin borcu içerdiği, dava dışı borçlu … Turizm İnşaat Sosyal Sportif Tesis İşlt. Ltd Şti’nin 16.12.2014 tarihli genel kurul toplantısında … 9. İcra Müdürlüğünün 2012/18 esas nolu kararına göre şirket ortaklarından…’ın açık artırma neticesinde, 200 adet hisse karşılığı 5.000,00 TL sermaye tutarının tamanının davacıya devredilmesine karar verildiği, davacı vekilinin 14.12.2017 tarihli duruşmada; “Borçlu şirket borcu yapılandırdı. Borç ödenmektedir. Müvekkilimiz yapılandırması yoktur. Şirket bütün kurum borcunu yapılandırmıştır. Bu hususta şirketten tahsil edilebilir olduğunu ortaya koymaktadır.” beyanında bulunduğu anlaşılmaktadır.Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre; limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.Somut olayda; limited şirket ortakları için takip yapabilmenin ön şartı şirketten tahsil imkansızlığının ortaya konulması olduğu dikkate alınmadan, davadışı asıl borçlu limited şirketten borcun tahsil imkanı araştırması yapılıp yapılmadığı belirlenmeden, dava dışı borçlu şirketin yapılandırmasına ilişkin belgeler getirtilmeden davacının borçtan sorumlu tutulması isabetsizdir.Mahkemece yapılacak iş;
1- Dava dışı borçlu limited şirketten tahsil imkanına ilişkin belgeleri ve davacı vekilinin beyan ettiği yapılandırmaya ilişkin belgeleri getirtmek
2-Dava dışı borçlu şirket tarafından yapılandırmaya ödeme emrinin tebliğinden önce başvurulduğu takdirde tahsil imkanının ortadan kalkmadığı anlaşılamadıkça ödeme emri gönderilemeyeceğini dikkate almak
3–Dava dışı borçlu şirket tarafından yapılandırmaya ödeme emrinin tebliğinden sonra başvurulduğu takdirde yapılandırma sonucunu beklemek
4-Dava dışı borçlu şirketin yapılandırmaya uygun ödeme yapmayarak yapılandırmayı bozduğu ve şirketten başka şekilde tahsil imkanı kalmadığı da belirlendiği takdirde kurum tarafından ödeme emri gönderilebileceğini dikkate almak ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.