YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13985
KARAR NO : 2018/12529
KARAR TARİHİ : 29.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, tapunun … ili … ilçesi … Köyü 8760 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan hissesi için meskeniyet iddiasında bulunduğu, mahkemece; yapılan yargılama sonunda istemin kabulüne ve haczin kaldırılmasına dair verilen kararın Dairemizin 07/03/2016 günlü ilâmı ile üzerindeki yapı ile birlikte toplam değeri tespit edilip, bu değerden borçlu hissesine düşen miktar belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekçesi ile bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda şikayetin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tapuda adına kayıtlı taşınmazına haciz konulan takip borçlusu, haczedilemezlik şikayetinde bulunabilme hakkına sahiptir. Borçlunun, kendisine ait müşterek veya iştirak halindeki hisseli bir mesken için de haczedilmezlik şikayetinde bulunması mümkündür. Taşınmazın arsa olarak tapuda kayıtlı olması, üzerinde konut niteliğini haiz bir yapı bulunduğu sürece borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunmasına engel değildir.
Mahkemece; dairemizin 7/3/2016 tarih ve 2015/29635 esas ile 2016/6487 sayılı bozma kararına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma ilamı yerine getirilmemiştir. Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan taşınmazın tapuda arsa vasfında olup 225,69 metrekare miktarında olduğu ve 2313/22569 hissesine tekabül eden 23,13 metrekaresinin borçluya ait olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle arsa ve binanın toplam değerinin belirlenmesi, sonrasında da belirlenen değer üzerinden borçlunun hissesine düşen miktarın tespit edilmesi, buna göre de haline münasip ev değeri dikkate alınarak şikayetin incelenmesi gerekirken, sadece arsa değeri ile borçlunun fiilen oturduğu dairenin değerinin esas alınarak, yapılan hesaplamanın hükme esas alınması isabetsizdir.
O halde mahkemece; bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, mahcuz taşınmazın arsa ve bina toplam değeri üzerinden borçlunun hissesine düşen miktar tespit edildikten ve borçlunun bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip alabileceği evin değeri açık ve net şekilde belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken açıklanan ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.