Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/16522 E. 2013/19887 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16522
KARAR NO : 2013/19887
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonolara dayalı takip başlattığını, takibe konu senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzanın müvekkili şirkette bir dönem çalışan dava dışı …’a ait olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya oto yedek parçası sattığını, senetlerin de bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkiline verildiğini, davacının aynı imzaları taşıyan (2) adet senedi ödediğini, senetler … tarafından imzalanmış olsa bile daha önceki senetlerin ödenmesinin davacının bu duruma icazet verdiğini gösterdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takibe konu senetlerdeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, kötü niyet tazminatının koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu olan toplam 4 adet toplam 15.000 TL. bedelli senetlerdeki borçlu imzasının müvekkilinin işçisi olarak çalışan …’a ait olduğu iddiasıyla müvekkil şirket adına imzalanan senetler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve %40 kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili, Dairemiz Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında … 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen 2011/600 E. sayılı dava dosyasına ait davacısı …, davalısı … Otomotiv Ltd. Şti. olan itirazın iptali davasına ilişkin yargılama kapsamında alınan 31.05.2013 tarihli mali müşavir raporunu ibraz etmiştir. Alınan bu rapor örneğine göre; adı geçen mahkemede görülen itirazın iptali davasının konusunun iki adet senede ve cari hesaba dayalı alacağın tahsili için yapılan iki ayrı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, iş bu menfi tespit davası kapsamına konu 4 adet senedin itirazın iptali davasının konusunu oluşturmadığı, anlaşılmıştır. Ne var ki alınan bu raporda; dosyamız davacısı davalı …..Ltd. Şti.nin usulüne uygun tutulmayan defter kayıtlarında menfi tespit davasına konu 4 adet senedin kayıtlı olduğu ve dosyamız davalısı olan davacıya verildiği, davacı ve davalı kayıtlarında bu senetlerin davalıya verildiğinin kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili 04.06.2013 tarihli celsede … 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde yapılan incelemede senetlerin karşı taraf defterlerinde işlenmiş olduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek bu doğrultuda tekrar inceleme yapılması gerektiğini talep ettiği halde Mahkemece davalı vekilinin bu talebi değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu örneğinde dava konusu 4 adet senedin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça bu hususta taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiği gözetilerek her ne kadar bu senetlerdeki imza inkar edilmiş ise de bu senetlerin davacının kendi defterlerinde ticari ilişki nedeniyle verildiğinin kayıtlı olduğunun tespit edilmesi halinde davanın sonucuna etkisi üzerinde durularak karar verilmesi gerekir iken davalının bu yöndeki talebi değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu durum bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.