YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5975
KARAR NO : 2018/13294
KARAR TARİHİ : 17.12.2018
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Kumluca Vergi Dairesi’nin 07/01/2014 ve 29/07/2015 tarihli yazılarında borçlu şirketin 31/12/2012 tarihi itibarıyla işi terk ettiğinin belirtilmesi, sanık müdafinin 31/07/2015 tarihli UYAP ortamından gönderdiği yazılı savunmasına borçlu şirketin 2013 yılında faaliyetinin bulunmaması nedeniyle defter tutulmadığını bildirmesi ve sanığın 01/07/2013 tarihli haciz işlemi sırasında borçlu şirketin faaliyetinin fiilen bittiğini, hakkında çok sayıda takip bulunduğunu ve borca batık durumda olduğunu belirtmesi ve tüm dosya kapsamından, sanığın fiilinin atılı suçun unsurlarını oluşturduğunun anlaşılmasına nazaran; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 345/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253, 254. maddelerinin uygulanması ve uzlaştırmanın sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Beraat eden ve kendini vekille temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.