Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/1298 E. 2013/2042 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1298
KARAR NO : 2013/2042
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2010 tarih ve 2007/838-2010/697 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı- karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/01/2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. … ile davalı-karşı davacı vekilleri Av. … ve Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 09/11/2006 tarihli taşıma sözleşmesi uyarınca, davalının Irak menşeli petrol şirketi SOMO’dan 2007 yılı Temmuz ayında müvekkili şirkete teslim etmek üzere (5.936,191) metrik ton petrol ürünü teslim aldığı halde, müvekkiline (….900.912) metrik ton ürün teslim ettiğini, müvekkilinin toplam mal bedelini SOMO’ya ödediğini, uğranılan zararın bir kısmının davalının (150.000) USD tutarlı teminat mektubundan karşılandığını ileri sürerek, şimdilik (573.403,20) USD’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline SOMO tarafından (5.935) ton mal teslim edildiğine dair belgeleri sunmasının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise müvekkilince taşıma sözleşmesinde belirlenen taahhütün eksiksiz yerine getirildiği halde davalının sözleşme uyarınca kendisine teslim edilen teminat mektubunu haksız olarak paraya çevirdiğini ileri sürerek, (150.000) USD’nin temerrüt faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik teslim edildiği, teminat mektubu bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı eksik teslim edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı taşıtana verilen teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ile Irak Petrol Bakanlığı Petrol Ürünleri Pazarlama Şirketi (SOMO) arasında, petrol ürününün ithaline ilişkin sözleşme imzalandığı, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından verilen izinlere de dayanılarak, davacı tarafından 2005 yılında (50.000), 2007 yılında da (80.000) metrik ton petrol ürününün ithalinin kararlaştırıldığı, davacının bu ürünlerin Irak’tan Türkiye’ye taşınması işini davalı ile birlikte başka şirketlere de yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Asıl davada davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde ise sadece 2007 yılı Temmuz ayında taşınan mal miktarı uyuşmazlık konusu yapılmış, anılan ayda davalı tarafından … Rafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü teslim alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (….900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen teminat mektubu bedeli mahsup edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin 2007 yılı Temmuz ayında iddia edilen kadar mal teslim almadığını, kendisine … Rafinerisinden teslim edilen ürünün tamamının İsdemir Eksim Terminaline taşındığını savunmaktadır. O halde işbu davada öncelikle davacı tarafından davalıya 2007 yılı Temmuz ayında ne kadar mal teslim edildiğinin kanıtlanması, daha sonra da davalının kendisine teslim edildiği kanıtlanan bu mal miktarının tamamını varma yerine teslim ettiğini ispatlaması gereklidir. Her ne kadar davanın taraflarınca daha sonradan sunulan dilekçelerle 2005 yılından itibaren yapılan diğer taşımalardaki kotalar ve taşınan mal miktarları da uyuşmazlık kapsamına dahil edilmiş ise de, iddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasında süregelen uygulamaya göre, esasen somut uyuşmazlıkta daha önceki yıllara ilişkin böyle bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira davalı tarafça 2007 yılı Temmuz ayında teslim alınan malın, bu aydan daha önce varma yerine teslim edilmesi mümkün olmadığı gibi, 2007 yılı Temmuz ayında teslim aldığı malın tamamını varma yerine teslimle yükümlü olan davalı tarafından, önceki kotalara ve taşınan mal miktarına dayanılarak, sonradan daha az miktarda malı teslim etme hakkının olduğu da savunulamayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta ise asıl davada davacı tarafça davalıya Irak’ta teslim edilen mal miktarının ispatlanması amacıyla, sadece 01-31 Temmuz 2007 tarihleri arasında SOMO tarafından düzenlenen ve davalı ile birlikte dava dışı Goldeks Ltd. Şti.’nce teslim alınan petrol ürünü miktarlarını da gösteren, toplam … adet günlük yükleme listesine dayanılmıştır. Bu listelerde SOMO ve davacı yetkililerinin yanında, davalı temsilcisinin de imzasının bulunduğu ileri sürülmektedir. O halde davalıya teslim edilen mal miktarının tespiti yönünden öncelikle bu belgelerin incelenmesi gereklidir. Mahkemece görüşüne başvurulan ….01.2009 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da anılan listeler incelenmiş ve yargılama sırasında tarafların bu taşımalara ilişkin beyanlarından da hareketle bir sonuca varılmaya çalışılmıştır. Ancak davalı vekili bu listelerde müvekkili tarafından yapıldığı ileri sürülen taşımaların bir kısmına itiraz etmiş, anılan listelerde müvekkilinin temsilcisi …’e ait olduğu iddia edilen mührün ve imzaların sahte olduğunu savunmuş, gerekirse temsilcilerinin imza incelemesi için hazır edilebileceğini bildirmiş ve müvekkilince anılan dönemde Irak’tan Habur’a yapılan taşımalara ait olduğunu bildirdiği SOMO antetli Irak taşıma senetleri sunmuştur. SOMO’ya ait olduğu belirtilen ….05.2009 tarihli yazıda da resmi yoldan talep edilirse anılan listelerin orijinallerini göndermeye hazır oldukları bildirilmiştir. Mahkemece davalı vekilinin bu savunmaları konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece daha sonra görüşüne başvurulan 31.08.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise bu kez taraflar arasındaki sözleşmede SOMO kayıtlarının münhasır delil olarak kabul edildiğine dair 4.18. maddenin bulunduğu, bu hüküm karşısında davalının başka bir delil sunamayacağı bildirilerek, ilk bilirkişi raporu ile aynı sonuca varılmıştır. Oysa yukarıda da açıklandığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle anılan belgelerin incelenmesi gerekli ise de, 09.11.2006 tarihli taşıma sözleşmesinin 4.18. maddesinin münhasır delil sözleşmesi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle asıl davada 2007 yılı Temmuz ayında davalı tarafından ne miktarda petrol ürününün teslim alındığını kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğunun kabul edilmesi, davacının bu amaçla sunduğu tek delil olan SOMO günlük yükleme listelerinde yer alan davalı temsilcisinin mühür ve imzaları davalı tarafça inkar edildiğine göre, mahkemece anılan listelerin orijinallerinin getirtilerek imza incelemesi yaptırılması, gerekirse bu listelerde yer alan bilgilerle davalı tarafça sunulan Irak taşıma senetlerindeki bilgilerin karşılaştırılması, davalıya teslim edilen mal miktarı bu şekilde kanıtlandıktan sonra, bu miktardaki malın varma yerine teslim edildiğinin kanıtlanması yükümlülüğünün davalıya yüklenmesi ve sonucuna göre asıl ve karşı dava hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.