Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/14786 E. 2018/18910 K. 20.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14786
KARAR NO : 2018/18910
KARAR TARİHİ : 20.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, mirasbırakandan intikal ederek paydaşı olduğu 1928 ada 73 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 katlı binanın 1.katının davalı tarafından kullanıldığını, diğer katların ise davalı tarafça kiraya verildiğini, buna karşı yapmış olduğu icra takibine ise haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunup, anne bir, baba ayrı kardeşi olan davacının taşınmazdaki payının kendisinden az olduğunu, taşınmazın 1. katı hariç diğer katlarının mirasbırakan babası tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların davalı tarafından kullanıldığının kanıtlandığı ve mülkiyet iddiası olduğundan intifadan men şartı aranmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli ahşap ev niteliğindeki 1928 ada 73 parsel sayılı taşınmazın 1/2 paylar ile mirasbırakan … ile İbrahim adına kayıtlı olduğu, mirasbırakan …’ın 20.12.1979 tarihinde ölümü ile mirası 4 pay kabul edilerek 1’er paydan davacı …, davalı … ve dava dışı ………’e kaldığı, mirasbırakan İbrahim’in 25.06.2001 tarihinde ölümü mirası 3 pay kabul edilerek 1’er paydan davalı … ile dava dışı kardeşleri ………’e kaldığı, davacının 14.09.2009 tarihli talebi ile davalı aleyhine dava konusu taşınmazın 2003-2009 yılları arası ecrimisil alacağı için 24.000 TL değerinde icra takibi yaptığı, davalının itirazı sonucu takibin durduğu, davacının ecrimisil alacağı için … 9. Noterliği aracılığıyla 21.07.2009 günü ihtarname çektiğini ileri sürdüğü, davalının ise anılan ihtarnameyi 22.07.2009 tarihinde tebliğ aldığını 30.05.2013 günlü dilekçesi ile kabul ettiği, taşınmazda … + zemin + 3 katlı bina bulunduğu, davalının bu yapının 1.katı dışındaki diğer katların mirasbırakan babası tarafından yapıldığını belirterek yapıda hak iddia ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullana bileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (…… gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay …… Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Somut olaya gelince; davalının bir daireyi kullandığı diğer iki daireden ise kira geliri elde ettiği, davacının icra takibi ile 2003-2009 yılları arası ecrimisil talep ettiği, davalının süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, Mahkemece, davalının kendi kullandığı daire için 5 yıllık, kiralamak suretiyle faydalandığı daireler için 01.01.2003-22.07.2009 tarihleri arası 6 yıl 6 ay 22 günlük hesap edilen ecrimisilin davacının payı oranında kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve yukarıda açıklandığı üzere, davalının kendi kullandığı kısım için intifadan men şartının aranacağı, kiraya vermek suretiyle kullandığı bölümler için intifadan men şartının gerekli olmadığı açıktır.
Hal böyle olunca; davalının kendi kullandığı daire için intifadan men edildiği tarih olan ihtarnamenin tebliğinden itibaren, kiraya vermek suretiyle faydalandığı daireler için ise davalının süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu gözetilerek takip tarihinden önceki 5 yıllık süre için belirlenecek ecrimisile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.