YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5996
KARAR NO : 2013/7392
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 5. Asliye Ticaret (… 5. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen ….11.2010 tarih ve 2009/600-2010/1097 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …ile davalı vekili Av…dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı işyerinde çıkan yangın sonrasında sigorta ettirene tazminat ödendiğini, yangının çıkış nedenin ütü buhar kazanın ısıtılmasında kullanılan LPG tüpünün bağlantı hortumunda zamanla oluşan çatlak veya delikten sızan gazın, yanan ocak alevinden etkilenerek parlaması olarak belirlendiğini, bu zarardan tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortacısı davalının sorumlu bulunduğunu, rucu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 30.000.00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ….’nin müvekkili nezdinde tüpgaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, yangına neden olan tüpün ….’ye ait olup olmadığı yönünde kanıt bulunmadığını, esasen yangının nasıl meydana geldiğinin tespit edilemediğini, tazminat tutarının fahiş bulunduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar yangın raporunda yangının çıkış sebebi olarak LPG tüpünün bağlantı hortumunda oluşan çatlak ve delikten sızan gazın ocak alevinden etkilenerek parlamasıyla yangının meydana geldiği belirtilmiş ise de, söz konusu tüp ya da tüpün bağlantı hortumuna dair tespit yapılmadığı, belge, bilgi ve fotoğraf bulunmadığı, tüp ve hortuma el konulmadığı, raporda yangının oluş nedeninin buhar kazanının yanma odasında meydana getirdiği bir ateşleme gecikmesi veya pilotun sönmesi sonucu etrafa dağılan gazın parlaması olabileceği, buhar kazanı ile ilgili bakım ve kullanım koşullarının etkili bulunduğu, atölye sahibi, sorumlusu ve buhar kazan sorumlusunun kusurlu olduklarının kabul edilebileceği, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesi uyarınca ödenen tazminatın rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı taraf, nezdinde sigortalı işyerinin yangına maruz kaldığını, sigorta ettirene tazminat ödediğini, yangının ise davalının tüp gaz zorunlu sorumluluk sigortacısı bulunduğu LPG tüpünün bağlantı hortumundan zamanla oluşan çatlak veya delikten sızan gazın yanan ocak alevinden etkilenerek parlamasıyla meydana geldiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Petrol gazı tüpleyen firmalar doldurdukları tüplerin kullanılmak üzere bulundukları yerde infilakı, gaz kaçırması ve yangın çıkarması sonucu üçüncü kişilerde meydana gelebilecek bedeni/ve /veya maddi zararları teminat altına almak üzere tüp gaz sorumluk sigortası yaptırmakla zorunlu tutulmuşlardır. Bu rizikonun oluşmasında tüpü kullananın kusurlu olup olmaması sonuca etkili değildir ve riziko sigorta güvencesi kapsamındadır.
Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın sigortanın kapsamını belirleyen 1. maddesi bu sigortanın, likit petrol gazını (LPG gazını) tüpleyen firmaların doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulunduruldukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu kusurları olsun veya olmasın …. şahıslara verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını temin edeceği hükmünü içermektedir. Anılan genel şartların 1/son maddesinde zarar meydana geldiğinde sigorta ettirenin kusurlu olup olmadığına bakılmadan zarara uğrayan üçüncü şahıslar tazminat ödeneceği düzenlenmiştir. Zararın LPG tüpünün takılması sırasında servis hatasından, kullanıcının kullanma hatasından, tüpün imalat hatasından, dolum hatasından, hortum, kelepçe, dedantör, cihaz, musluk hatalarından meydana gelmesi durumu değiştirmeyecektir.
Öte yandan, aynı genel şartların …. maddesinde de hangi hallerin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı tek tek sayılmıştır. 5684 sayılı Kanunu’n sigorta sözleşmeleri başlıklı 11. maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere, sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış risklerin açıkça belirtilmesi gerekir. Aksi halde belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılacaktır.
Yukarıda anılan düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya gelince, sigortalı işyerinde buhar kazanının ısıtılmasında kullanılan davalının sigorta ettiği tüpe izafe edilecek herhangi bir kusurun ve ayıplı imalatın olup olmamasının, zararın bağlantı hortumundan kaynaklanıp kaynaklanmamasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Davalının sorumluluktan kurtulabilmesi için, belirtilen genel şartların …. maddesinde sayılan hallerden birinin varlığını iddia edip kanıtlaması gerekmektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece davalının uyuşmazlığa konu zarardan sorumlu olduğunun kural olarak kabulü ile yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.