YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11248
KARAR NO : 2019/4862
KARAR TARİHİ : 07.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) İddianamede sanık …’in üzerine atılı kasten yaralama suçunu tahrik altında kalarak işlediği kabul edilerek, suçunun sabit görülmesi halinde cezasından 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesine göre indirim yapılması talep edilmiş olduğu halde ve taraflar arasındaki ilk olay sona erdikten uzun bir süre sonra, gecenin ilerleyen saatlerinde kapsam dışı diğer sanıkların hep birlikte sanığa ve arabasına saldırmaları sonucu sanığın kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiği ikinci olay meydana geldiği halde, sanık hakkında TCK 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) İddianamede yazılı bulunan 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
3) Sanığın eylemi nedeniyle müştekinin, hem yüzde sabit iz hem de hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c-son maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nin 87/3. maddesi gereğince de ayrıca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
4) Sanığın savunmasının alındığı celsede veya sonrasında dosyada bulunan belgelerin okunarak bir diyeceği olup olmadığının sorulmamış olması,
Kabule göre de;
5) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas – 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.