YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6890
KARAR NO : 2013/3860
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. Köyü 101 ada 16 parsel sayılı 11.767,64 m² yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın Hazineye ait Haziran 1951 tarih 62 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır. …, dava konusu taşınmazın kendisine ait Kasım 1989 tarih 16 sayılı tapu kapsamında kaldığı iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, Hazine tarafından açılan davanın reddine, müdahil davacının davasının kabulü ile … Köyü, 101 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tesbit tutanağının iptali ile müdahil … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, 11.07.2007 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çekişmeli 101 ada 16 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının taşınmaza uymadığı, müdahil davacı …’ın dayandığı tapu kaydının taşınmaza uyduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece, taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken, “tutanağının iptaline” karar verilmiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının ikinci bendinin ikinci paragrafında yer alan “tespit tutanağının” kelimeleri hükümden çıkartılarak, bunun yerine “tespitinin” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 04/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.