YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11257
KARAR NO : 2019/2619
KARAR TARİHİ : 13.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
1)Hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kamu davası açılan sanığın savunmasında; iş yerini …isimli kişinin istemi ile açtığını ve kısa süre sonra kapattığını, sahte fatura düzenlemediğini, sahte fatura düzenlenmiş ise bunu… isimli kişinin yapmış olabileceğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmesi ve müfettiş tarafından yapılan karşıt incelemelerde kullanıcı mükelleflerin sanığı tanımadıklarını beyan etmeleri karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
a)Faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması; kendisine ait olmadığını, …’a ait olduğunu söylemesi halinde, …’ın CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi ve faturalar kendisine gösterilerek faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
b)… da faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylediği takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanığa veya …’a ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
c)Faturalardaki yazı ve imzaların …’a ait olmadığının anlaşılması halinde veya … isimli gerçek bir kişinin bulunamaması durumunda durumunda, mükellefiyetin sanığın sahibi bulunduğu iş yerine ait olduğu da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Kabule göre de; hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.