YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11802
KARAR NO : 2019/3097
KARAR TARİHİ : 14.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Fuhuş, şantaj
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesinin, infaz evresinde re’sen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Şantaj suçundan kurulan hükmün temyizinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) TCK’nın 107/1. maddesinde düzenlenen şantaj suçunun maddi unsuru, sanığın yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek, bu durumları mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanıp mağduru Kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır.
Sanık ile katılanın birlikte yaşadıkları ve ayrıldıktan sonra sanığın katılanı telefon ile arayarak “gel buluşalım, gelmezsen eve saldırırım, evini yakarım” şeklindeki sözlerin ne şekilde şantaj suçunun unsurlarını oluşturduğu tartışılıp açıklanmadan, bu eylemin TCK’nın 106/1. maddesine uyan tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeden ve “seni Didim’e götürüp barda çalıştıracağım, erkeklerle yatacaksın, eğer çalışmazsan çocuğu öldürürüm” şeklindeki sözün ise, fuhuş suçunun nitelikli unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tehdit suçundan mahkumiyeti yerine yasal olmayan gerekçe ile şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
b) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.