Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/306 E. 2019/2357 K. 27.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/306
KARAR NO : 2019/2357
KARAR TARİHİ : 27.03.2019

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2014/486 E. – 2016/514 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 16/11/2017 tarih ve 2017/971-2017/1018 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, elektrik elektronik mühendisi olan davacının 01.07.2009 – 25.06.2013 tarihleri arasında 2 nolu davalı şirkette proje müdürü olarak çalıştığını, 1 nolu davalının merkez şirket olduğunu, çalışması sırasında “ATM IP DSLAM Swap Converter Solution” çözüm yöntemini geliştirdiğini, buluş sayesinde malzeme ve işçilik maliyetlerinden tasarruf edildiğini, davalının 140’tan fazla ülkede yeni ihaleler aldığını, fiyat avantajı yakaladığını ve 5 milyar dolar kazanım elde ettiğini, sonrasında davacının tasfiye amaçlı baskıya maruz kalarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, davalının buluşu tamamen sahiplendiğini, buluşun işçi buluşu kapsamında olduğunu ve davalı firmanın hakkaniyet çerçevesinde bedel ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
1 no’lu davalı vekili, davacının şirket çalışanı olmadığını, davalıların farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, dava konusu yöntemin 2008 yılından itibaren kullanıldığını, 2010 yılı mart ayında tüm personelin ulaşım imkanı olan web sitesinde yöntemin duyurulduğunu, anılan yöntemin buluş niteliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2 no’lu davalı vekili, davacının emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını, davacının 25.06.2013 tarihli ibraname ile davalı şirketi tam olarak ibra ettiğini, dava konusu yöntemin iddia tarihinden önce davalı şirket tarafından kullanıldığını, yöntemin buluş niteliğininbulunmadığını, davalı şirketin herhangi bir patent/faydalı model başvurusunda bulunmadığını, davacının geliştirdiğini iddia ettiği çözümün kullanımından … hakların işverene ait olduğunu, 551 sayılı KHK’nın 35. maddesinde belirtilen süre içinde bildirim yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uygulamanın davalı firmadan önce geliştirildiği iddiasının ispatlanamadığı, herhangi bir patent/faydalı model başvuru/belgesi olmadığı, bu nedenle uygulamanın “teknik iyileştirme teklifleri” kapsamında değerlendirildiği, davacının herhangi bir yazılı bildirimde bulunduğuna ilişkin belgenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/03/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.