Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/12861 E. 2013/22605 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12861
KARAR NO : 2013/22605
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, 2.000 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 29.11.2002 tarihinden, 2.002,77 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 25.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 750 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden 21.10.2008 tarihli oturumda davacının maluliyetinin tespiti Kurum’u doğrudan ilgilendirdiği gerekçesiyle verilen ara karar üzerine davacı vekilinin Kurum’u davaya dahil etme dilekçesi verdiği, 25.04.2013 tarihli ıslah dilekçesinde de dava dilekçesinde olmadığı gibi SGK’dan herhangi bir tazminat talebinin olmadığı, meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının % 6,3 oranında Kurum tarafından belirlenen sürekli iş göremezliğe uğradığı, meydana gelen olayda davalı şirket ile davalı …’ın % 90 oranında, davacı sigortalının ise % 10 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, davacı vekilinin 25.04.2013 tarihinde davasını kısmen ıslah ettiği, ıslahen artırılan miktarla ilgili olarak davalı şirket ve davalı … vekilince süresinde zaman aşımı def’i inde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
a- Davalı Kurum’un temyizi yönünden; davacının davalı Kurumdan iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle herhangi bir tazminat talebi olmadığı halde Kurum aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
b- Davalı şirket ve davalı … temyizine gelince; iş bu davalılar vekilince süresinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık bu tür davalarda T.B.K’ nın 146.maddesi (B.K.’nun 125.md) gereğince uygulanmakta olan 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Somut olayda değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı ortadadır.
Hal böyle olunca, davacı tarafından 25.04.2013 tarihinde maddi tazminattın ıslahen artırılması üzerine, süresi içerisinde davalılar tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’i nin kabul edilerek ıslahen istenilen miktarlara ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ıslahen istenilen miktarı da kapsar biçimde tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, fazla alınan temyiz harcının davacıya iadesine, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.