Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/11451 E. 2019/2566 K. 12.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11451
KARAR NO : 2019/2566
KARAR TARİHİ : 12.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın firmasını kurduktan sonra şubat ve nisan aylarında satışının olduğunun tespit edilmesine karşın tüm alışlarını mayıs ayı içinde ve hakkında sahte fatura düzenleme suçundan vergi inceleme raporları bulunan mükelleflerden gerçekleştirmesi, UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanığın kullandığı faturaları düzenleyen … hakkında Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/192 Esas ve 2014/402 Karar sayılı karar ile “2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması, faturaların birbirini takip eden günlerde düzenlendiği, her gün mal alınıp ödeme yapıldığı, banka dekontu alınmadığı, peşin olarak makbuz karşılığı ödeme yapıldığı ancak tahsilat makbuzlarında seri ve sıra numaralarının yazılı olmadığının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın aynı takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemlerine ilişkin olarak, TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında “2009” şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, sahte faturaların en son Mayıs ayı KDV beyannamesinde kullanıldığı anlaşıldığından, “25.06.2009” olarak Mahkeme tarafından düzeltilmesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 12.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.