YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/313
KARAR NO : 2019/60
KARAR TARİHİ : 14.01.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabûlüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde … Bankası A.Ş adına dava dışı şirketler lehine ipotek tesis edildiği, adıgeçen bankanın davalı … Bankasına devredildiği, dava dışı borçlu şirketlerin hesaplarının kat edilerek kapatıldığı, bankanın alacaklarını tahsil etmesine rağmen taşınmazdaki ipotekleri kaldırmadığı iddialarıyla davacının taşınmazdaki hissesi üzerindeki ipoteklerin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, … Grubu ile TMSF arasında yapılan devir sözleşmesi uyarınca sözkonusu taşınmazlar üzerinde tasarruf yetkisinin TMSF’de olduğunu, davalı bankaya husûmet yöneltilemeyeceğini, lehine dava konusu ipotek tesis edilen dava dışı şirketler adına olan çek yapraklarından dolayı çek taahhüt riski bulunduğunu ve riske konu bedel bloke edilmeden ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını, dava dışı şirket alacaklarının tahsil edilmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Türkiye … Bankası A.Ş.’nin … Bank A.Ş. ile devren birleştirildiği, … Bank A.Ş.’nin de18/06/2007 tarihinde … Bank A.Ş.’ye devredildiği, dolayısıyla … Bank A.Ş.’ye husûmet yöneltilmesinde bir yanlışlık olmadığı, davalı bankanın ipotek borçlusu davacıdan nakdî bir alacağının olmadığının sabit olduğu, gayrînakdî çek riski sebebiyle verilen çek karnesi gerekçe gösterilerek davacıya murislerinden intikal eden taşınmazlar üzerindeki ipoteğin kaldırılmamasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi ile bağdaşmadığı, 3167 Sayılı Kanun uyarınca bankanın çek defterlerini geri isteme hakkının olduğu, davalı bankanın bu yöntemle gayrînakdî çek riskini bertaraf etme imkânı varken bu hakkını kullanmamasının, “hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez” şeklindeki genel hukuk ilkesine de aykırı olduğu gerekçeleri ile davanın kabûlüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalı bankanın savunmasında geçen dava konusu ipotek ile teminat altına alınmış gayrînakdi kredinin (bankaya ibraz veya iade edilmemiş çek yapraklarından kaynaklanan) varlığını ispatlayamamış olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.