Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13560 E. 2013/3551 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13560
KARAR NO : 2013/3551
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, yörede 1969 yılında yapılan kadastro sırasında,….Köyü 120 parsel sayılı 3594 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1307 tarih 326 ve Ekim 1950 tarih 7 ve Ekim 1964 tarih 2 nolu tapu ve vergi kaydı revizyon gösterilerek taşınmazın paylaşım, intikal ve satış yoluyla davacılara geçen, bu nedenle tapulama tespiti adlarına yapılan taşınmaza Orman Yönetiminin itirazı üzerine kadastro komisyonunca itirazın reddedildiğini, ancak; Orman Yönetiminin 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna dayanarak …Tapulama Hâkimliğinin 1971/230 sayılı dosyasında açtığı dava sonucunda, taşınmazın 1014 m²’lik bölümünün orman sınırları içinde, 2580 m²’lik bölümünün ise, dışında kaldığı konusunda verdiği hükmün kesinleşerek infaz edildiğini, yörede 1744 sayılı Kanuna göre 1981 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasında ise, kesin hüküm gözönünde bulundurulmadan taşınmazın tamamı orman sınırı içerisinde olduğu kabul edilerek 2. madde uygulamasıyla Hazine adına çıkarılarak taşınmazın tapu kaydı üzerine 2/B şerhi konulduğunu ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/515 – 2001/327 sayılı dosyasında şerhin kaldırılması konusunda açtıkları dava sonucu şerhin terkin edildiğini, Hazinenin açtığı ve aynı dosya ile birleştirilerek görülen tapu iptali tescil davasının (2000/202-266 sayılı) reddedildiğini, bu kararın da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini; bu nedenle, öncesi tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın 1744 sayılı Kanuna göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan 1014 m²’lik bölümünün de müvekkilleri adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/515 – 2001/327 sayılı dosyasında 05.06.2000 tarihli fen bilirkişi raporunda gösterilen 1014 m²’lik taşınmazın payları oranında davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2005/15342 – 2006/406 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Davacının dayandığı Şubat 1307 tarih 326 numaralı tapu kaydı tüm gittileriyle birlikte eksiksiz olarak ve yine bu tapunun gittilerinin de revizyon gördüğü parsellerin tutanak örnekleri ve kadastroca oluşturulan tapu kayıtları ile tapu kaydının revizyon gördüğü parselleri dıştan çevreleyen parsellere ait tutanak örnekleri ve revizyon kayıtları eksiksiz olarak getirtildikten sonra, tapu kayıtları, ilk oluşturulduğu sınırlarla yerine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tapulama mahkemesi kararıyla orman sınırı içinde kaldığı belirlenen taşınmazın daha sonra orman rejimi dışına çıkartılması nedeniyle tapuya tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 05.12.1939 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1744 sayılı Kanuna göre 20.07.1981 tarihinde ilânı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Taşınmazın bu uygulamada P.III olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kalmaktadır.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma kararında davacıların dayandığı tapu kaydının mahallinde uygulanarak davalı taşınmaza uyması halinde davanın kabul edilmesi gereğine değinilmiştir. Mahalli bilirkişiler ve uzman fen bilirkişileri marifetiyle yapılan keşif ve uygulama ile Şubat 1307 tarih 326 numaralı tapu kaydının davalı taşınmaza uyduğu belirlenmiştir. Kaldı ki, …. Tapulama Hâkimliğinin 30/07/1974 tarih 1971/230 Esas – 1974/171 Karar sayılı dosyasında da taşınmazın dayanak tapu kaydının kapsamında kaldığı saptanmıştır. Tapu kaydının miktar fazlası da bulunmamaktadır. Bu nedenle; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekili ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.