Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/1572 E. 2019/2611 K. 13.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1572
KARAR NO : 2019/2611
KARAR TARİHİ : 13.03.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçunda, resmi belgenin değişik yerlerde birden fazla kez kullanılmasının ayrı suçları oluşturmadığı; sanık hakkında mahkemece bozma ilamı öncesi sahte nüfus cüzdanını kullanarak boşanma ilamı almak ve vergi mükellefiyeti tesis ettirmek eylemleri nedeniyle zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hükümler kurulduğu ve bu hükümlerin 8. Ceza Dairesinin 10.04.2014 tarihli, 2013/15992 Esas ve 2014/9223 Karar sayılı kararı ile onandığı da dikkate alındığında; somut olayda sadece sahte abonelik sözleşmesi düzenlemek eyleminden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2- Suç tarihinden sonra, hüküm tarihinden önce, 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.” hükmü karşısında; sanığın sahte abonelik sözleşmesi düzenletmekten ibaret fiilinin, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilerek ön ödeme önerisinde bulunulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.