YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7241
KARAR NO : 2013/6985
KARAR TARİHİ : 05.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen …/02/2012 tarih ve 2009/826-2012/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına 06…1985 tarihinden itibaren tescilli “Kent MEYBON” markasının piyasadaki rağbet ve şöhretinden yararlanmak isteyen davalı şirketin “tosun MEYBON” markası ile şeker imal edip piyasaya sürdüğünü, ürünün ambalaj ve etiket şeklinin müvekkilinin ürünlerine benzetilerek iltibas ve haksız rekabet oluşturulduğunu ileri sürerek, davalının fiil ve hareketlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, açıklanan fiillerin durdurulmasını ve tecavüzün giderilmesini, “tosun MEYBON” isimli ürünün imalatının durdurulmasını, satışı ve ihracının önlenmesini, bu şekerlemelere ait ambalaj, etiket ve kolilerin toplatılmasını ve imhasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL yoksun kalınan kazanç ile müvekkili şirketin markasının itibarının zedelenmesi nedeniyle 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiş, 02…2011 tarihinde maddi tazminat talebini 215.689,… TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ürünlerin müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacının tescilli markası ile iltibas yaratacak şekilde “MEYBON” markasını kullanarak haksız rekabete ve davacının kar kaybına neden olduğu, davacı vekilince müvekkilin markasının itibarının zedelendiğini kanıtlayacak herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının markasına tecavüz etmiş olduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesine, davalıya ait “tosun Meybon” markalı ürünlerin, üretim ve tanıtım malzemelerinin, ambalajlarının, etiket ve kolilerinin üretiminin durdurulmasına, satış ve ihraç edilmesinin önlenmesine, üretimde kullanılan malzemeler ve tanıtımda kullanılan etiket koli kutu ve ambalajlara el konularak toplatılmasına, 204.679,09 TL kar kaybı tazminatının 60.000.00 TL’sinin dava tarihinden itibaren ıslah edilen 144.679,09 TL sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve manevi tazminat isteminin reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
…- Dava, haksız rekabetinin tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi ve maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça maddi tazminat istemi 556 sayılı KHK’nın 66/c maddesine dayandırılmış, ancak davacı tarafça örnek bir lisans anlaşması sunulmamıştır. Bu bağlamda, marka lisanslarının bir piyasası olmadığından, lisans değerinin objektif olarak her bir somut durum ve şart dikkate alınarak hesaplanacağı kuşkusuzdur. Somut olayda temel uyuşmazlık noktalarından bir tanesi de, varsayımsal lisans bedelinin nasıl hesaplanması ve ne miktar olması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının 2009 yılındaki cirosunun % …’si üzerinden tazminatı tespit eden bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme dayanak yapılmışsa da temel alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
556 sayılı KHK’nın 66/c bendi uyarınca lisans bedeli tespit edilirken, sadece davacı şirketin değil davalı şirketin de cirosunun dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca aynı maddenin son fıkrasının da değerlendirilmesi zorunludur. Başka bir anlatımla, kullanılan davacı markasının ekonomik önemi, davalının cirosu üzerindeki etkisi gibi unsurlar da değerlendirilmek suretiyle dava konusu dönem için, taraflar arasında serbest koşullarda bir lisans anlaşması yapılması halinde kararlaştırılabilecek hakkaniyete uygun bir miktarda lisans bedeline hükmedilmelidir. Bunun yanında markanın ekonomik değeri ve tecavüz edildiği andaki geçerlilik süresi, tecavüz süresi sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı, çeşidi gibi etkenler de gözönünde bulundurulacağı gibi mütecaviz işletmenin kapasitesi, ekonomik değerleri, iştigal alanı ve ihlal eğiliminin boyutları da dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir lisans bedelinin belirlenmesi gerekir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemece, hükme esas ek raporunu değerlendiren, tartışan, davalı vekilinin itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli başka uzman bilirkişi kurulundan, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre davacının talep edebileceği lisans bedeline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
…- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.