Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/2291 E. 2019/6819 K. 26.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2291
KARAR NO : 2019/6819
KARAR TARİHİ : 26.03.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 01/09/2008 tarihinden itibaren davalı şirketin … mağazasında kasap ustası olarak çalışan müvekkilinin, … Sosyal Güvenlik Merkezinden aldığı 21/08/2014 tarihli yazıya istinaden, emeklilik için yaş hariç diğer koşulları taşıması nedeniyle, 14/09/2014 tarihinde iş akdini feshettiğini, fesih tarihindeki ücretinin 1.399,50 TL. olduğunu, toplu iş sözleşmesine göre ücret ve sosyal yardımlardan da faydalandırıldığını ancak kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının bulduğu yeni bir işe girebilmek amacıyla iş akdini feshettiğini, amacının emeklilik yaşını beklemek olmadığını, davacının işten ayrıldığı tarih olan 15/09/2014 tarihinde yeni işyerinde işe girdiğini, bu durumun hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/5. maddesinde aranan şartları taşıdığını belirterek 15/09/2014 tarihli dilekçesi ile iş akdini feshettiği, kanunda tanınan hakkın amacının işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini sonlandırabilmesine olanak tanımak olduğu, Kanunun ilgili maddesinde başka bir iş yerinde çalışmaya başlamamak şartının aranmadığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, taraflar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan pirim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.
İşçiye sağlanan koruyucu elbise, işyerinde kullanılmak üzere verilen havlu, sabun yardımı, arızi fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili alacakları dikkate alınmaz.
Dairemiz kararlarında, ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin, tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği kabul edilmektedir (9.HD. 29.9.2005 gün 2005/342 E, 2005/31714 K., Yargıtay 9.H.D. 12.4.1999 gün 1999/5910 E, 1999/7119 K.). Dönemsel bir niteliği olmayan parasal haklar bakımından, yıl içinde yapılan ödemelerin 365 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarın belirlenmesi yerindedir. Örneğin tır şoförünün yıl içinde aldığı sefer (yol) primi sürekli değişiklik gösterebilir ve belli bir dönemin hesaplamada esas alınması zorluk taşıyabilir. Öte yandan, işçiye dini bayramlarda yılda iki kez ödenen harçlığın belli bir dönem için yapıldığını söylemek pek olası değildir. Burada yıllık ödeme tutarının 365 rakamına bölünmesi yerinde olur. Son olarak belirtmek gerekir ki, yılda bir kez yapılan parasal yardımların (yakacak yardımı gibi) tazminata esas ücrete yansıtılacağı ve yıllık tutarın 365’e bölünmesi suretiyle gerçekleştirileceği tartışmasızdır.
Yıl içinde düzenli ve belirli periyotlarla ödenen parasal haklar bakımından ise, kıdem tazminatının son ücrete göre hesaplanması gerekir. Gerçekten işçinin son ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplandığına ve yıl içinde artmış olan ücretlerin ortalaması alınmadığına göre, ücretin ekleri bakımından da benzer bir çözüm aranmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacının tazminata esas ücreti belirlenirken son bir yılda ödenen yemek yardımının 120,48 TL. olup bunun aya isabet kısmının 9,90 TL. olduğu kabul edilmiştir.
Davalı işyerinde uygulandığı anlaşılan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinde, işverenin işçiye günde 3 kaptan az olmayacak şekilde yemek vereceği, Ramazan ayında yemek yemeyen işçiye ise parasının ödeneceği, düzenlenmiş ve kıdem tazminatı hesabında yemek bedelinin hesabı da gösterilmiştir.
Davacıya ait bordroların incelenmesinde davacıya yemek parası ödenmediği ancak Ramazan aylarında ödeme yapıldığı ve Mahkemece, gerekçede açıkça yazılmasa da, yemek yardımı olarak kabul edilen 120,48 TL.lik tutarın bu döneme ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, tazminata esas ücrete eklenecek yemek bedelinin tespitinde TİS hükümleri ile davacı tarafın mevcut bilirkişi raporuna itiraz etmediği gözetilerek belirleme yapılması gerekirken sadece Ramazan ayı için ödenen bedelin dikkate alınması hatalıdır.
3- Mahkemece kısmen hükme esas alınan bilirkişi raporanda giydirilmiş ücret belirlenirken eklenen ücretlerin nasıl tespit edildiğine ilişkin denetime elverişli hesaplama yapılmaması da hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.