YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4235
KARAR NO : 2019/5399
KARAR TARİHİ : 20.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/13-194 E-2012/243 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olayda her ne kadar katılanın, sanığa suça konu motosikleti denemesi için motosikletin anahtarını başlangıçta özgür iradesiyle teslim etmiş ise de; bu iradenin motosikletle deneme yapıp getirmek ile sınırlı olacağı, bu bağlamda sanık ile katılanın motosikletin teslimine ilişkin hukuksal anlamda bir zilyetliğin devrinden söz edilemeyeceği gözetildiğinde bu aşamadan itibaren motosikletin anahtarını sanığın haksız olarak elinde bulundurduğunun kabulü gerektiğinden, sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen haksız yere elde bulundurulan anahtarla hırsızlık şeklinde mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ayrıca sanığın…. Asliye Ceza Mahkemesince alınan 28/04/2014 ve 14/07/2014 tarihli talimat ifadelerinde, savunmasını esas mahkemesinde yapmak istediğini belirtmesine rağmen, “duruşmadan vareste tutulmayı talep etmekle, savunmamı kendim mahkemenizde yapacağım” şeklinde ifade verdiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş, gerekçeli karar başlığında suç adının hırsızlık yerine güveni kötüye kullanma şeklinde yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 günlü ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.