YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4080
KARAR NO : 2013/7340
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….06.2011 tarih ve 2011/47-2011/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin SGK’dan aldığı emekli aylığına dava dışı Hil-Bay İnşaat Taahhüt Nakliye ve Ticaret Ltd. Şti’nin SGK’ya ödemesi gereken sigorta primleri ve gelir vergileri borcu nedeniyle haciz konulduğunu, ancak müvekkilinin adı geçen şirkette olan hissesini davalı …’na devrettiğini, şirketle ilişkisini kestiğini ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, haciz işlemlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının pay devrine şirket ortaklarından en dörtte üçünün devre muvafakat ettiğine ve pay defterine kaydedildiğine dair belge ibraz etmediğini, bu şekilde payın hukuken devredilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili, hisse devrinin müvekkili açısından ifade edebilmesi için Ticaret Siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmesi gerektiğini, tescil edilmemiş davacının ortaklığının müvekkili kurum yönünden devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı ile davalı … arasındaki ikili anlaşmanın …. kişi konumunda olan davalı SGK ve Mal Müdürlüğü’nü bağlayıcı bir hukuksal durum yaratmayacağı, bu davalıların borç devrine izin ya da icazetlerinin bulunmadığı, 1997 yılında yapılan hisse devir sözleşmesinin ise ilan ve tescil ettirilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, hisse devri sonucu sigorta prim ve vergi borcu nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, sigorta primi yönünden davalı SGK’ya karşı açılan davalar 5510 sayılı Kanun gereğince iş mahkemesinin görev alanına gireceği gözetilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davalı … aleyhindeki dava yönünden ise iş mahkemelerinin özel mahkeme olması ve buna bağlı olarak da adı geçen davalı yönünden de yine davanın iş mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Yine davalı … aleyhine gelir vergisi yönünden açılan davada ise adı geçen, davalının hizmet kusurundan kaynaklandığı gözetildiğinde bu tür davaların idare mahkemesinde görülmesi gerektiğinden … aleyhindeki dava yönünden yargı yolu nedeniyle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle esastan reddi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle görev ve yargı yolu nedeniyle davaların reddi gerekirken işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
…-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararı BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.