YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5942
KARAR NO : 2013/6866
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2011 tarih ve 2008/759-2011/481 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu emtianın müvekkili sigorta şirketi nezdinde “Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığını, taşıma sırasında emtianın hasara uğradığını, ortaya çıkan zarardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu ve olay nedeniyle dava dışı sigortalıya ….829,50 TL ödendiğini, …’nın 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, bu bedelin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan nakliyat abonman sözleşmesine göre, davacı şirketin müvekkilinden tazminat talep etmesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen ek bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında imzalanan nakliyat abonman sözleşmesine göre, davalı şirket adına kayıtlı araç ile yapılan taşımalara ilişkin hasarlarla ilgili olarak davacının rücu hakkından feragat edeceğinin belirtildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı 6762 sayılı …’nın 1301. maddesi uyarınca sigortalısına halefen işbu davayı açmış olup, selefi sigortalının sahip olduğu hakları davalıya karşı ileri sürebilir. Davalı, kendisinin de davacı ile nakliyat abonman sözleşmesi yaptığı ve bu sözleşme nedeniyle kendisine rücu edilemeyeceğini ileri sürmekte olup, spesifik poliçe dosya içerisinde bulunmamakla birlikte, dosya içerisinde bulunan nakliyat abonman sözleşmesinde davalının söz konusu abonman poliçesinin sigorta ettireni olduğu, sigortalıların yani sigorta lehtarının malları taşınan dava dışı kişiler olacağı anlaşılmaktadır. Anılan abonman poliçesinin sigortalısı davalı olmadığından bu poliçeye istinaden sigortacıdan bir talepte bulunamayacaktır. Bu davada ibraz ettiği poliçe nedeniyle kendisine takas-mahsup hakkı veren bir hakkı olmadığı gibi, davacı tarafından yapılan ödeme de bu poliçeye göre değil, dava dışı mal sahibinin yaptırdığı poliçeye göre yapılmıştır. Bu durumda davacının selefi olan sigortalının taşıyıcıdan tazminat talep hakkı olduğu takdirde, mal sahibine zararı ödeyen
ve yasa gereği halef olan davacı sigortacının ödediği miktarı taşıyıcıdan talep hakkı bulunmakla, mahkemece davanın esasına girilerek, davalının zarardan dolayı sorumlu olup olmadığının incelenmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.