Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/1290 E. 2019/2571 K. 12.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1290
KARAR NO : 2019/2571
KARAR TARİHİ : 12.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında; Mahkumiyet
Sanıklar …, … hakkında; Beraat

A) Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesi:
Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun TCK’nin 204/1 maddesindeki cezasının üst sınırına göre tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, sanıkların sorgularının yapıldığı 27/02/2008 ve 03/07/2008 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılara karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesi:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA,
12.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.