Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2018/5421 E. 2019/1919 K. 12.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5421
KARAR NO : 2019/1919
KARAR TARİHİ : 12.02.2019

…..
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu hakkında başlatılan ilamlı takipte, borçlunun takibe konu ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece söz konusu ilamın kesinleştiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
HUMK’nun 443/4. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin aynı haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. İlam bir bütün olup, ilamda yer alan eklentiler de aynı kurala tâbidir. İlamda yer alan tüm alacak kalemlerinin ilamın kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği belirgin olmakla, ilam kesinleşmeden, eklentilerin ayrıca takibe konu edilmeleri de söz konusu olamayacaktır. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı, ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kesinleşmeden, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm bölümü de infaz ve icra takibine konu edilemez (HGK’nun 5.10.2005 T. ve 2005/12-534 E.-2005/554 K.sayılı kararı).
Somut olayda; takip dayanağı …… 23.12.2013 tarih ve 2010/83 Esas-2013/62 Karar sayılı ilamında; tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verildiği, 17/01/2014 tarihli tavzih kararı ile davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, …… Mahkemesinin 2010/83 Esas ve 10/05/2016 tarihli cevabi yazısında, kararın temyiz edildiğinin ve mahkeme dosyasının temyiz incelemesine gönderileceğinin bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda, şikayet tarihi olan 04.05.2016 tarihi itibariyle takibe konu ilam kesinleşmediğinden, borçlu aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti alacakları takibe konu edilemez.
O halde, mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

…..