Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/16202 E. 2019/2945 K. 01.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16202
KARAR NO : 2019/2945
KARAR TARİHİ : 01.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.06.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2019 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Davacı vekili 23.06.2014 havale tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin … İli, … İlçesi, … Köyü 107 ada 1 No’lu ahşap değirmen ve müştemilatı bulanan taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazı 24.07.1985 tarihinde satın aldığını, yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları sırasında köy yol boşluğu olarak belirlenen yeri de kullandıklarının tespit edildiğini, bu yerin tapuda tescil görmediğini belirterek, binanın değerinin tecavüz edilen yerden çok fazla olması gerekçesiyle bu kısmın uygun bir bedelle müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, mahkemece uyuşmazlık 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde düzenlenen temliken tescil şartları çerçevesinde değerlendirilmiş ve davacının iyiniyetli olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, HMK’nin 31 ve 33. maddeleriyle, 04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirime Kararı gereğince, davada maddi olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükmünü tespit etmek hakime ait bir görevdir.
Davacının olayı ifade eden beyanlarına ve dosya kapsamına göre, davacının maliki bulunduğu taşınmazın yanındaki dava konusu tapusu bulunmayan tescil harici bırakılan yeri, taşınmazı satın aldığı 04.06.1958 tarihinden beri malik sıfatıyla değirmen ve müştemilatı olarak kullandığı anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde aynı Kanunun 713. maddesindeki şartlar araştırılarak davanın esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle 724. madde çerçevesinde yapılan incelemeyle yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün bu gerekçelerle bozulması gerekirken onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.