Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19549 E. 2012/23892 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19549
KARAR NO : 2012/23892
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde dükkanın değerinin tespiti ile yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, davalı belediyeden dükkan satın aldığını ve bedelini de ödediğini, ancak aradan 6 yıl geçmesine rağmen taşınmazın tapusunun verilmediğini beyan ederek, taşınmazın bedelinin tespit edilerek, şimdilik 25000 TL. alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava konusu taşınmazın tapusunun bulunmadığını, belediyenin resmi kayıtlarında, davacı tarafından yapılmış bir ödeme bulunmadığını, belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Medeni Kanun madde 6 gereğince “Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.” Somut olayda, davalı aralarındaki hukuki ilişkiyi inkar ettiğine göre, davacı satın alma karşılığı davalıya bedel ödediğini ispat etmekle yükümlüdür. Davacı, bu iddiasını ispat için yargılama sırasında tanıklarını dinletmiş, tanıklar beyanlarında, “davalının davacı tarafa 25.000 TL. bedel ödediğini” ifade etmişlerdir.6100 sayılı HMK.’nun 200.maddesinin 1.fıkrasında “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değeri 2500 TL.’yi geçtiği takdirde, senet ile ispat olunması gerekir” hususu düzenlenmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrasında ise “Bu madde uyarınca, senet ile ispatı gereken hususlarda, birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvaffakatı halinde tanık dinlenebilir” düzenlemesi getirilmiştir.
Davada, miktar itibariyle tanık dinlenilmesi mümkün değildir. Her ne kadar, davalı taraf, davacının tanık dinletmesine açıkça itiraz etmemiş, beyanlarından aleyhe olanları kabul etmediğini bildirmiş ise de, miktar itibariyle tanık dinletilmesinin mümkün olmadığı hallerde, karşı tarafın tanık dinletebilmesi için, diğer tarafın buna açıkça muvafakat etmesi gerekecektir. Aksi halde olayda tanık dinletilmesi mümkün değildir.O halde, iddia HMK.nun 200/l.maddesi uyarınca yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Yazılı delil bulunmadığına göre, iddiasını başka delillerle ispat edemeyen davacı, davalıya yemin teklif edebilir. Ancak, davacı, dava dilekçesinde ve delil listesinde yemin deliline dayanmamıştır.
Bu itibarla, davacının yazılı delil ile iddiasını ispat edemediği, olayda alacağın miktarı itibariyle tanık dinletilmesinin mümkün bulunmadığı, delil listesinde de “yemin” deliline dayanılmadığının anlaşılması karşısında, davacının iddiasını ispat edemediği kabul edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.