YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35962
KARAR NO : 2019/6943
KARAR TARİHİ : 27.03.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 11/02/2002-08/05/2014 tarihleri arasında davalı işyerinde kalite kontrol şefi olarak çalıştığını, haklı bir neden olmaksızın iş akdinin feshedildiğini, tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini, fason imalat şirketlerinden davacı hakkında şikayet geldiğini, davacının suçunu kabul ettiğini, bu sebeple istifa ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının istifa iradesinin bulunmadığı, kendisinden zorla istifa dilekçesinin alındığı, bu dilekçenin geçersiz olduğu, akdin davalı işveren tarafından haklı bir neden bulunmaksızın sona erdirildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatın hak kazandığı, yıllık izin belgeleri ile yıllık izin ücreti ödemeleri dikkate alınarak bakiye izin alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacının haksız olarak işten çıkarıldığı iddia edilmiş, davalı ise fason imalat şirketlerinden davacı hakkında şikayetler geldiğini, en son bir fason imalatçının davacının zorlaması nedeniyle davacının banka hesabına para yatırdığını ve bu nedenle davacı hakkında suçlamalarda bulunduğunu, olay nedeniyle davacıdan savunma istenmesi üzerine davacının suçunu kabul ederek istifa ettiğini savunmuştur.
Dosya içeriği, davacı asil ile tanıkların beyanları ve banka kayıtları dikkate alındığında; davalı işveren ile çalışan fason imalat şirketlerinden davacı hakkında bir takım şikayetler geldiği, davacının işini yaparken söz konusu şirketlere baskı yaptığı ve bir kısım maddi taleplerde bulunduğu, en son bir fason imalat şirketi sahibi tarafından davacının banka hesabına açıklamasız şekilde para yatırıldığı anlaşılmaktadır. Davacının fesih konusu davranışının doğruluk ve bağlılığa aykırı olduğu açıktır. O halde, davalı işveren tarafından 4857 sayılı Yasa’nın 25/II-e maddesi uyarınca gerçekleştirilen feshin haklı olduğu anlaşılmakla, şartları bulunmayan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile taleplerin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.