Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/21316 E. 2012/23913 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21316
KARAR NO : 2012/23913
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar Dairemizin 21.6.2010 tarih 2010/ 5820– 11073 sayılı kararı ve “Türk Medeni Kanununun 600/son maddesi; “vasiyet alacaklısı tarafından yükümlülüğünü yerine getirmeyen mirasçılara karşı vasiyet edilen malın teslimi için dava açılabileceğini” hükme bağlamıştır. Yine, vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için her şeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir. Vasiyetname Sulh Hukuk Hakimi tarafından usule uygun açılıp okunmadıkça yerine getirilmesi istenemez.
Somut olayda, vasiyetçi … 14.09.1979 tarihinde vefat etmiştir. Vasiyetname … Noterliğinin yazısı üzerine mahkemeye intikal etmiştir. Sulh Hukuk Hakimi her ne kadar vasiyetnamenin açılmasına karar vermiş ise de dosyada murise ait veraset belgesi bulunmadığı gibi tüm mirasçılara TMK 595, 596 ve 597.madde hükümleri gereğince tebligat yapılmadığı da anlaşılmaktadır. Diğer taraftan gerek vasiyetnamenin açılması davasında ve gerekse de bu vasiyetnamenin tenfizi davasında tüm mirasçılar davaya dahil edilmemiş ve taraf teşkili sağlanmamıştır.O halde mahkemece, vasiyetnamenin açılması usulünce sağlandıktan sonra bu davaya devam edilmek üzere o davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, “vasiyetname usulünce açılmadan bu davaya devam edilerek davanın sonuçlandırılmış olması doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozularak mahkemesine iade edilmiş, mahkemece bozma gereği yerine getirilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, vasiyetnamenin yerine getirilmesi talebine ilişkindir.
Dosyada mevcut ve muris tarafından düzenlenen 23.05.1975 tarih ve 00733 yevmiye numaralı resmi vasiyetnamenin incelenmesinden, davalıya bırakılan taşınmazların ada ve parsel numaralarının belirtilmediği, sadece mevki ve nitelik bilgilerinin yer aldığı, davacı tarafın yargılama aşamasında vasiyete konu taşınmazlara ilişkin olarak ada ve parsel numaralarının bildirildiği, mahkeme tarafından da herhangi bir araştırma ve tespit yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.Diğer yandan, kararın hüküm fıkrasında, sadece vasiyetnamenin tenfizine karar verildiği belirtilmekle yetinilmiştir. HMK.’nun 297.maddesinin 2 nolu fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hususu düzenlenmiştir.
Bu madde hükmü dikkate alındığında, mahkemece verilen karar infazı kabil nitelikte bulunmamaktadır.Öyle ise mahkemece; mahallinde, konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak, davacının bildirdiği ada ve parsel numaralarının, murisin vasiyetnamesine konu ettiği taşınmazlara ilişkin olup olmadığının belirlenerek, bu taşınmazlara ait bulunduğunun saptanması halinde, hüküm fıkrasında da, bu taşınmazların neler olduğu ayrıntılı olarak belirtilip, infazı kabil olacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.