Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14555 E. 2011/19008 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14555
KARAR NO : 2011/19008
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (……) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 2002 yılında sonuçlanan dava ile davalının kendisine aylık 25 TL tedbir nafakası ödemesine hükmolunduğunu, ancak aradan geçen süre nedeniyle nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek; nafakanın aylık 750 TL ye artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ……… Sulh Hukuk – …… Mahkemesinin 1.1.2008 tarihinde kesinleşen 3F 359/06 sayılı kararı ile boşandıklarını, bu kararın tanınması için (bu davanın görüldüğü) mahkemede açılan davanın ise derdest olduğunu, yabancı mahkeme kararının tanınması halinde ise tarafların boşanmaları resmiyet kazanacağından nafaka davasının konusuz kalacağını savunarak; tanıma istemli olarak açılan davanın bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile tedbir nafakasının 350 TL ye artırılmasına karar verilmiştir.
12.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı …… Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 58.maddesinin 1.fıkrasına göre; Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz.
Aynı kanunun 59. maddesine göre ise; Yabancı ilâmın kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.
Şu durumda, boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması halinde; taraflar, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren boşanmış hale geleceklerdir.
Hal böyle olunca; davalı tarafça açıldığı bildirilen yabancı mahkemece verilmiş boşanma kararının tanınmasına ilişkin dava dosyasının incelenmesi ve bekletici mesele yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.