Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/34988 E. 2019/7475 K. 02.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34988
KARAR NO : 2019/7475
KARAR TARİHİ : 02.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalılar tarafından görevlendirilen çeşitli gemilerde gemi adamı olarak 01.03.2004 tarihinden 31.01.2011 tarihine kadar sürekli tekrarlanan belirli süreli iş sözleşmesiyle çalıştırıldığını 4857 sayılı kanunun 11/2 fıkrasına göre sözleşmenin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli hale geldiğini, bu durumda … İş Kanunu’nun 20 maddesi göz önüne alınarak gemi adamlarının kıdemlerinin hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik gemilerinde ve hizmetinde çalıştıkları sürelerin göz önüne alınarak hesaplanması gerektiğini, davalı işverenler yönünden birlikte istihdamın söz konusu olduğunu, davacının iş akdinin davalı işverenler tarafından haksız olarak feshedildiğini en son 1.300 USD karşılığı Türk Lirası alarak çalıştığını ayrıca her ay 90-120 dolar arasında ambar parası aldığını, gemi adamı olarak çalıştığında ve bir sefere çıktığında 6 ay ila 10 ay arasında seferde kaldığını ve bu dönemde günde 16 saat çalıştığını ayrıca gemide bulundukları sürede hafta tatillerinde ve genel tatillerde de çalıştıklarını ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Vekili Cevabında Özetle:
Davalılar vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davacının çalışmalarının bir bütün olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, her 3 davalının ayrı ayrı şirketler olup her üçünün de yönetiminin ayrı olduğunu, birlikte istihdamın söz konusu olmadığını, davacının her 3 davalı şirket ile ayrı ayrı sözleşmeler imzalayıp belli dönemler çalıştıktan sonra kendi isteğiyle işten ayrıldığını bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, bunun dışında sözleşme gereği yapmış olduğu varsa fazla mesailerinde aldığı ücretin içerisinde olduğunu ücret ödemelerinin bordroya bağlı banka aracılığıyla yapıldığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde ve genel tatillerde çalıştığı ileri sürerek alacak taleplerinde bulunmuş ve bu iddialarını ispat için tanık deliline dayanmıştır.
Hükme esas bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplandığı anlaşılmıştır.
Ne var ki; davalı tarafından davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup, bahsi geçen alacak kalemleri yönünden 27.02.2009 tarihinden önceki alacaklar zamanaşımına uğramıştır. Davacı tanıkları, davacı ile birlikte 2004, 2005 ve 2007 yıllarında çalıştıklarını beyan ettiklerinden, görgüye dayalı bilgi sahibi olmadıkları 27.02.2009 sonrası için beyanlarına itibar ederek söz konusu alacakların hüküm altına alınması yerinde değildir.
Dolayısı ile ispat yükü üzerinden bulunan davacı işçinin, davaya karşı zamanaşımı itirazı dışında kalan dönem için fazla mesai yaptığı, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını yönündeki iddialarını ispatlayamadığı dikkate alınarak, bahsi geçen alacak kalemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
3- Davacı gemi adamı olarak çalışmıştır. … İş Kanununda kıdem tazminatına yürütülecek faize ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. 4857 sayılı İş Yasasına tabi işçilik alacaklarına uygulanan ve kanunda açıkça düzenlenen mevduata uygulanan en yüksek faizin gemi adamının alacaklarına uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda genel hükümler doğrultusunda kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.