YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5186
KARAR NO : 2019/1804
KARAR TARİHİ : 27.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 20/04/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılardan … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacıların taleplerinin kabulüne dair verilen 24/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazasına bağlı ölüm ve yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacılardan … yönünden davanın açılmamış sayılmasına; diğer davacılar yönünden talebin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kısa kararda, “Davacı … yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 14.291,36 TL nin davalılar … ve …’den alınarak davacıya verilmesine; davacı … yönünden de maddi tazminat talebinin kabulü ile 4.108,14 TL nin davalılar … ve …’den alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm tesis edilmiş olduğu halde gerekçeli kararda, “Davacı … yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 14.291,36 TL nin davalılar … ve …’den (…’in hüküm altına alınan miktarın 5.500,00 TL sinden sorumlu olduğuna) alınarak davacıya verilmesine ; davacı … yönünden de maddi tazminat talebinin kabulü ile 4.108,14 TL nin davalılar … ve …’den (…’in hüküm altına alınan miktarın 2.000,00 TL sinden sorumlu olduğuna) alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur. Böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; kısa kararla bağlı olmaksızın, kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir. Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.