Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3442 E. 2019/1379 K. 27.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3442
KARAR NO : 2019/1379
KARAR TARİHİ : 27.03.2019

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Davacı iş sahibi vekili; müvekkil şirketin 14.06.2010 tarihinde 1 adet … marka çift başlıklı epilasyon cihazını dava dışı bir şirketten 41.033,19 TL bedelle satın aldığını, güzellik salonunda kullandığı bu aletin aletinin başlığına kontör yüklenmesi gerektiğini, bunun için 10.01.2012 tarihinde davalıya cihazın teslim edildiğini, ancak tüm ikazlara rağmen cihazın ancak 09.02.2012 tarihinde müvekkiline iade edildiğini, ancak cihazın teslim alındıktan kısa bir sonra arızalandığını, cihazın tamiri için, satın aldığı firmaya başvurduğunu, firma tarafından düzenlenen teknik servis formunda, cihazın yetkisiz firma tarafından karıştırıldığı, cihaza servis dışı müdahale edildiği ve içerisindeki donanımın zarar gördüğünün tespit edildiğini, müvekkilinin cihazı davalıya gönderdikten sonra aradan geçen bir aylık iade süresinde iş kaybına ve kar mahrumiyetine, ayrıca da manevi zarara uğradığını, müvekkilinin işe devam edebilmesi için 4.500,00 TL masraf yaptığını ileri sürerek, 25.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici vekili; müvekkil ile birlikte ismi anılan davalı…’ ın müvekkil şirketle hukuki bir bağı olmayıp dönem dönem müvekkilin teknik destek aldığı bir kişi olduğunu, dava konusu cihaz ile ilgili müvekkil adresinin verilmiş olmasının müvekkilinin bilgisi haricinde bulunduğunu, … açısından husumet yönünden de davanın reddi gerektiğini, davaya konu cihazın bakım ve onarım ile ilgili müvekkilinin hiçbir şekilde taraf olmasının da mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı, cihazı tamir için davalıya gönderdiği ve davalının cihazı ayıplı olarak davacıya iade ettiğinin kanıtlanamadığı, 3 ay kullandığı gibi zarara uğradığını da kanıtlayamadığından bahisle dava reddedilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz olunmuştur.
Dava, 6100 sayılı HMK’nın yürürlükte olduğu 29.08.2013 tarihinde açılmıştır. 6100 sayılı HMK’da ilk derece yargılamasında yazılı yargılama usulü beş aşamadan oluşacak şekilde
düzenlenmiştir. Bunlar; 1-Davanın açılması ve dilekçeler aşaması (Madde 118,126-136), 2-Ön inceleme (Madde 137-142), 3-Tahkikat (Madde 143-293), 4-Sözlü Yargılama (Madde 184-186) ve 5-Hükümdür (madde 294). 1086 sayılı HUMK zamanında yazılı yargılama usulü 4 aşama (ön inceleme aşaması hariç) olarak düzenlenmiş ve bu aşamaların her biri bir diğerinin içine geçmiş şekilde olduğundan gereksiz işlem yapılmasına ve yargılamaların uzun sürmesine sebebiyet vermekte iken kanun koyucu bu sakıncaların önüne geçmek için bu aşamaları sıkı kurallara bağlamış ve bir aşama bitirilmeden diğer aşamaya geçmeyi engellemek istemiştir.
HMK’nın madde 184-(1) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. (2) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Madde 186- (1) Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. Usul kurallarının derhal uygulanırlık prensibi de temel kurallardandır.
Öte yandan davalı gerçek kişi firması olup, iki davalı bulunmaktadır. Davalılardan … vekili vekâletname sunmuş ve cevap vermiş ise de, diğer davalıya tebligat yapılmamış olup, taraf teşkilinin tamamlandığından sözedilemez. Bu nedenlerle dava dilekçesinin…a da tebliği ile işin esasının incelenmesi zorunludur.
Bu genel anlatımlar ışığında somut olaya gelince; mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 184-186 madde hükümleri gereğince sözlü yargılama yapılmaksızın ve taraf teşkili tamamlanmadan esasa ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış, sair hususlar incelenmeksizin kararın usulden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 37,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 27.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.