YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15379
KARAR NO : 2013/3454
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 3986 parsel sayılı 10275,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile … adına tesbit görmüştür. Davacı …, zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; … tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.06.2009 gün ve 2009/8291-10139 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle “Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporları ile çekişmeli taşınmazın, kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükme esas alınan 10.11.2008 tarihli ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz üzerinde uzun yıllar tarım yapıldığı, 3. sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğu, 11.12.2008 tarihli orman bilirkişi raporunda da çekişmeli taşınmazın % 3 – 6 eğimli, taşlık oranı düşük, tarımsal amaçlı kullanıldığı ve tarla niteliğinde olduğunun belirtildiği, ancak orman bilirkişi raporuna ekli fotoğrafların ikisinde taşınmazın taşlık ve fundalık, diğer fotoğraflarda ise tarım arazisi olarak görüldüğü, taşınmazın niteliği konusunda rapora ekli fotoğraflar arasında çelişki bulunduğu, yine fotoğraflar ile rapor içerikleri de çeliştiği halde, mahkemece çelişkinin giderilmesine çalışılmamıştır. Bunun yanında dava konusu taşınmaz, kadastro sırasında tarla niteliği ile … adına tesbit ve tescil edildiği, davacı da zilyetlik iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açtığı halde, 3402 sayılı Kanunun 30/1. maddesi gereğince yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıkları ile tesbit bilirkişi beyanları arasındaki çelişki giderilmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmî olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım
durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir…” denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 101 ada 3986 sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4/3. maddesi gereğince orman kadastrosu yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.