YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3694
KARAR NO : 2019/1831
KARAR TARİHİ : 17.04.2019
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesi niteliğindeki kamu ihale sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme dışında ilave olarak yaptırılan iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı, icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 2014/3111 Esas 2015/4681 Karar sayılı kararıyla, faize yönelik istemin temerrüt oluşmadığından reddi gerektiği, asıl alacağın hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğru yöntemle hesaplanmadığı gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturduğundan bozma uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir. Somut uyuşmazlığımızda her ne kadar mahkeme tarafından bozmaya uyulmuş ise de bozma kapsamı doğrultusunda rapor alınıp, hüküm verilmediği anlaşılmıştır. Dairemizin ilk bozma kararında belirtildiği üzere taraflar arasında götürü bedel esasına dayalı sözleşme imzalanmış olup, davacı yüklenici tarafından sözleşme dışı iş yapıldığı iddia edildiğinden bu durumun sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 21. ve 22. maddelerine göre değerlendirilmesi, öncelikle yapılan keşif artışının belirlenmesi, artışın %10’luk kısmının sözleşme fiyatlarıyla %10’u aşan kısmının ise serbest piyasa fiyatları ile
hesaplama yapılarak iş bedelinin belirlenmesi belirtilmiş ise de, mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporlarında bu yönteme uygun hesaplama yapılmamış, önceki bilirkişi raporunda yapılan hesaplamadan hakedişte takibe konulmayan imalâtlar çıkarılarak bulunan bedel 2003 birim fiyatlarına dönüştürülmüştür.
Yapılacak iş raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, bozma ilamında açıklanan yönteme göre keşif artış oranı belirlenip, fazla iş bedelinin saptanmasında, %10’luk kısım için sözleşme fiyatları, aşan kısım için 2003 yılı mahalli piyasa rayiçleri uygulanarak, (serbest piyasa rayiçlerinin içinde KDV’de yer aldığından mükerrerliğe sebebiyet verecek şekilde ayrıca KDV eklenmemesi) sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükümün taraflar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 17.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.