YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6891
KARAR NO : 2013/3863
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : Orman Yönetimi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
…Köyü, 101 ada 90 parsel sayılı 14263,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede yapılan kadastro sırasında tarla niteliğiyle, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın 20.10.1951 tarih ve 602 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Orman Yönetimi, taşınmazın bir kısmının orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine ve dava konusu 101 ada 90 sayılı parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
1) Orman Yönetiminin temyizi yönünden; Hazine ile gerçek kişi arasında görülen davada, dahili davacı olarak mahkemece davaya katılan … Yönetiminin yapılan yargılamada 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi bağlamında müdahil davacı sıfatı ile davaya harçlı bir katılımı bulunmadığı gibi usulünce açılmış bir davasının da olmadığı, hükmün sadece davanın taraflarınca temyiz edilebileceği gözetilerek Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Orman Yönetiminin yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, Hazinenin dayandığı 1951 tarih 602 sıra nolu tapu kaydının dava dışı 101 ada 75 parsele revizyon gördüğü, çekişmeli taşınmazın mahkemece usulünce yapılan inceleme sonucu orman sayılan yerlerden olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmazın 80 – 90 yıldır aynı sınırları itibariyle kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu, davalı kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri hükmünde belirtilen zilyetlik süre ve koşullarının da oluştuğu, Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı belirlenerek Hazinenin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.