YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12340
KARAR NO : 2019/1487
KARAR TARİHİ : 14.02.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava konusu 16 parsel sayılı taşınmazın 7,32 m2 lik kısmının kıyı çizgisi içerisinde kaldığını açıklayarak, taşınmazın kıyı içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile üzerindeki muhdesatların kal’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun değişik 12. maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm; davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir.
İşin esası bakımından 5841 Sayılı Yasa’nın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş 23.07.2011 tarihinde Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra meydana gelen değişiklik karşısında doğru olduğu söylenemez.
Bu durum karşısında işin esasının incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun değişik 12. maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 14.2.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi