YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13431
KARAR NO : 2013/3879
KARAR TARİHİ : 05.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davacılar …. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu …. Köyünde 1959 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 175, 176, 177, 178, 179 ve 181 sayılı parseller, Temmuz 1927 tarih 84 ve 85, Mart 1316 tarih 4, Şubat 1957 tarih 97, T.evvel 1333 tarih 41 ve K.sani 1927 tarih 54 sayılı tapu kayıtları kapsamında kalması nedeniyle tapu malikleri adına tesbit edilmiş, Hazine ve gerçek kişilerin açtıkları tesbite itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda Kahramanmaraş Tapulama Mahkemesinin 1962/51 – 1977/15 sayılı kararı ile kadastro sırasında taşınmazların tesbiti iki bilirkişi ile yapıldığından, yeniden tesbitinin yapılması için tapulama tutanaklarının kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Kadastro müdürlüğünce yeniden yapılan tespit üzerine taşınmazlar, kayıt malikleri ve Hazine adına paylı olarak tesbit edilmiş; Hazine ve tapu kayıt maliklerinin yaptıkları itiraz üzerine kadastro komisyonunun 01/02/1982 tarihli kararı ile itirazlar reddedilmiştir. Komisyon kararına karşı Hazine 175 ve 181 sayılı parsellerin belirtilen tapu kayıtları kapsamında kalmadığı, Hazineye ait Ocak 1956 tarih 74 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla; davacı gerçek kişiler ve müdahil gerçek kişiler ise, taşınmazlarda Hazineye pay verilmiş olması nedeniyle, kendi paylarının eksik olduğu iddialarıyla kadastro mahkemesinde dava açmışlardır.
Mahkemece, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının çok geniş olan … Çiftliği sınırlarını kapsadığı, davalı taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kaldığı, … Çiftliği kayıt maliklerinin zaman içinde tapuda çok sayıda hisse satışı yaptıkları, Hazinenin davalı taşınmazlar üzerinde bir hakkı olmasa da zilyetlik ve tapu kaydı hükümlerine göre Hazineye yazılan hissenin davacılardan hangisine ait olduğunun belirlenemediği, davacıların bu husustaki iddialarını ispatlayamadıkları, bu nedenle komisyon kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacıların ve müdahillerin davalarının reddine, Hazinenin 175 ve 181 sayılı parsellere ilişkin davasının reddine, 175, 176, 177, 178, 179 ve 181 sayılı parsellerin 01/02/1982 tarih 1982/12 sayılı komisyon kararı gereğince tapuya tesciline, müdahiller …. yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm Hazine ve davacılar …. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
1) Dava konusu 177, 178, 179 ve 181 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye hükmü temyiz eden davacıların tapulama sırasında Hazine adına yazılan payları iktisap ettiklerini ispatlayamadıkları, Hazinenin dayandığı Ocak 1956 tarih 74 sayılı tapu kaydının yapılan keşif, uygulama ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı taşınmazlara uymadığı gibi tapulama sırasında da 50 ve 51 sayılı parsellere revizyon gördüğü belirlenerek yazılı biçimde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Dava konusu 175 ve 176 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve hükmü temyiz eden davacıların tapulama sırasında Hazine adına yazılan payları iktisap ettiklerini ispatlayamadıkları, Hazinenin dayandığı Ocak 1956 tarih 74 sayılı tapu kaydının yapılan keşif, uygulama ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı taşınmazlara uymadığı gibi tapulama sırasında da 50 ve 51 sayılı parsellere revizyon gördüğü belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, gerçek kişiler ve Hazinenin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, yargılama devam ederken 2003 yılında yörede yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu 175 ve 176 sayılı parsellerin Dairenin geri çevirme kararı üzerine alınan fen bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile işaretli bölümleri orman tahdidi içine alındığı ve bu parseller yönünden dava, aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza da dönüştüğü halde Orman Yönetimi davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra yöntemince orman araştırmasının yapılmaması doğru değildir. Bu nedenle;
Mahkemece, öncelikle Orman Yönetimi davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişiler ile Hazinenin 177, 178, 179 ve 181 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişiler ve Hazinenin 175 ve 176 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller yönünden hükmün BOZULMASINA 05/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.