Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/1624 E. 2019/1927 K. 21.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1624
KARAR NO : 2019/1927
KARAR TARİHİ : 21.03.2019

19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen davanın kabulüne yönelik 22.11.2016 gün, 2015/1243 E.-2016/1135 K. sayılı hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av…. ve davalı … vekili Av. … gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, davacı aleyhine başlatılan takibe konu çekin davacı tarafından alacaklı olduğu dava dışı … Tekstil Ltd. Şti’nden teslim alınmış olup, bu şirketin talebi üzerine çekin iade edildiğini ve karşılığında ileri tarihli başka bir çek alındığını, ancak çekin iade işlemi sırasında iyi niyetli olan davacı şirket cirosunun iptal edilmediğini, dolayısıyla çekin davacı tarafından davalıya ciro edilmediğini, bu çek sebebiyle taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını belirterek çek ve icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 ‘den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Davalının çeki ön yüzünde aval sıfatıyla imzası bulunan … isimli şahıstan alacağına karşılık aldığını, ilgili şahsın çekte cirosu bulunmasa da hamil sıfatıyla ciro etmeden devretme yetkisi bulunduğunu, davacının dava dışı … Tekstil ile olan hukuki ilişkisinin iyi niyetli üçüncü kişi olan davalıyı bağlamadığını, davacının basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının takibe konu çeki dava dışı avalist …’dan aldığı, avalin kimin için verildiği belirtilmemiş ise keşideci için verildiğinin kabul edileceği, davacı çeki bankaya ibraz eden son hamil olup görünüşte ciro silsilesinde kopukluk bulunmamakta ise de çeki aval verenden almış ise çekteki ciro zincirinin bozulacağı, davacının çekteki ciroyu iptal etmeden iade etmesi nedeniyle kusurlu olması ve bu kusurunun sonuçlarına katlanması gerekir ise de davalının aval verenden çeki alması nedeniyle kanuna göre yasal hamil olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının çeki aldığı …’ın dava konusu çekin ön yüzünde avali olduğu, bu avalin keşideci lehine olduğu, dava dışı aval veren …’ın davalıya usulüne uygun bir şekilde cirosu bulunmadığı,aval veren sadece kişideci ile birlikte sorumlu olup ve aval veren tarafından davalıya da usulüne uygun bir şekilde ciro yapılmadığından davalının çekte meşru hamil olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekte davacı ciranta davalı ise çeki bankaya ibraz eden son hamildir. Çek metnine göre davalı-alacaklının yetkili hamil olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Davacının ise dava sebebi olarak gösterdiği ciro imzasını çizerek iptal etmeyi unuttuğu iddiasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Davalının savunmasında geçen bu çeki davacının beyaz cirosu ile elinde bulunduran keşideci avalisti …’dan teslim aldığı hususu davalının yetkili hamil sıfatını ortadan kaldıracak bir durum değildir. Zira TTK’nun 684/1-c maddesine göre, bir çeki beyaz cirolu olarak elinde bulunduran hamilin beyaz ciroyu doldurmadan ve kendisi ciro yapmadan başka bir kişiye vermesi mümkündür. Ayrıca çekte keşidecinin veya keşideciye yada başka bir cirantaya aval vermiş kişinin bu çekte ayrıca hamil olarak yer almasını engelleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır.
Bu itibarla istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlere hükmün davalı yararına BOZULMASINA, dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’ne iadesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.