YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12061
KARAR NO : 2019/2074
KARAR TARİHİ : 13.02.2019
……..
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; bonodaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle imzaya itirazda bulunduğu, mahkemece, …….tarafından düzenlenen bilirkişi raporu hükme dayanak yapılarak itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece imza incelemesi konusunda dosyanın ……gönderildiği, adı geçen kurum tarafından düzenlenen 10.05.2016 tarihli raporda, imzanın değerlendirilerek; borçlunun bono üzerindeki imzaları ile mukayese imzaları arasında uygunluk ve benzerlik saptanamadığından mukayese imzaların kuvvetle muhtemel borçlunun eli ürünü olmadığının bildirildiği, bu rapora alacaklının yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek itiraz ettiği belirlenmiştir.
Takibe konu 11.09.2013 düzenlenme tarihli bono altındaki keşideci imzasının borçlunun eli ürünü olup olmadığı yönündeki Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporu kesin kanaat içermemesi nedeni ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
İmza itirazında, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK’nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı).
Alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğine göre; mahkemece, ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralı da nazara alınarak, yeniden üç kişilik bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
……