Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/20314 E. 2012/23970 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20314
KARAR NO : 2012/23970
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde davalının … İcra Müdürlüğünün 2009/235 E.sayılı icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacı ile davalının 12.01.2004 tarihli oto satış sözleşmesi ile … plaka sayılı aracın satımı konusunda anlaştıklarını, davacının bu satış karşılığında 5.200 TL satış bedeli ödediğini, fakat davalıdan kaynaklanan nedenlerle aracın devri ve satışının davacıya yapılmadığını, sözleşme tarihinden bu yana dava konusu aracın vergi borcu toplamı 1.459,96 TL nin davacı tarafından her an devrin yapılacağı ümidiyle ödendiğini, satış işleminden sonra devir gecikince davacının 02.09.2005 tarihinde … Noterliğinin 9907 ve 14600 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya ihtar çektiğini, ihtarın tebliğine rağmen davalının aracın devrini yapmadığını, bunun üzerine davacının davalı aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2009/235 esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, davalının takibe haksız ve kötüniyetli itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının aracın adına kayıtlı olduğu kişi ile görüşüp, devir için vekalet aldığını öğrendiğini, aradan geçen zaman içinde aracın herhangi bir şekilde müvekkiline iade edilmediğini, davacının takipte ve davada kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş ve davacının %40 tan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkemece, “Taraflar arasında trafikte kayıtlı aracın satımına ilişkin yapılan harici sözleşme, 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olup, geçersiz sözleşme nedeniyle taraflar birbirlerine verdiklerini iade etmekle yükümlü oldukları, davacının öncelikle dava konusu aracı davalıya iade ederek, araç için ödemiş olduğu bedelin iadesini isteyebileceği, davacının dava konusu aracı davalıya iade yükümlülüğü olduğu halde iade etmediği, davacı aracı teslim etmeden ödemiş olduğu bedelin iadesini istediği ve bu bedel için icra takibinde bulunduğu, kendi edimini yerine getirmeden davalıdan araç bedelinin iadesini istediği anlaşılmakla davanın ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olması halinde, İİK 67/2. maddesine göre davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedileceği, dava konusu olayda davacının kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesi ile davacının açmış olduğu davanın reddine, davacının itirazın iptali ve takibin devamı talebinin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda, davacı … İcra Müdürlüğünün 2009/235 esas sayılı icra takibi ile 5.200,00 TL asıl alacak,1.578,38 TL asıl alacağın işlemiş faizi, 1.459,96 TL vergi Borçları, 386,63 TL vergi borçları işlemiş faizi olmak üzere toplam 8.624,97 TL üzerinden davalı aleyhine takip yaptığı, borçlu davalının süresi içerisinde asıl alacağa, vergi borcuna ve birikmiş faize itirazı üzerine takibin durduğu, davacının da süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmaktadır.Trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re’sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar. Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilirler. (HGK, 2003/4- 676 E. ve 2003/639 K.sayılı kararında açıklandığı gibi)Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği karşısında davacının araç bedeli olarak ödediği 5.200,00 TL’yi geri alabilmesi için, edimlerin karşılıklı ifası ilkesi gereğince aracı karşı tarafa teslim etmesi gerekecektir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek tüm dosya münderecatından da aracın davacı da olduğu anlaşıldığından, aracın davacı tarafından karşı tarafa teslim edilmesi karşılığında, davacının aracın bedeli olarak ödediği miktar yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.